Peyronie hastalığı ve konjenital penil kurvatür nedeni ile takip edilen hastaların klinik analiz sonuçlarının normal popülasyon ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: VOLKAN DEMİRCİ

Danışman: Selçuk SARIKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Peyronie hastalığı (PH) peniste tunika albuginea'nın (TA) progresif lokalize fibrotik hastalığıdır. Klinik olarak bu plaklar, peniste kurvatür, kısalma ve daralma gibi deformitelere ve ağrıya neden olabilir. Erişkinde görülen penil kurvatürün doğumsal olabileceği ilk defa Nesbit tarafından 1965' de tanımlanmıştır. Kurvatürlerin %50'si ventral deviasyon, %25'i lateral deviasyon, %20'si ventral ve lateral birlikte ve %5'i de dorsal deviasyon şeklindedir. Hafif deviasyonlar sorun teşkil etmezken ciddi penil deviasyonlar vajinal girişi zorlaştırır, cinsel ilişkide rahatsızlık ve bunun neticesinde psikolojik travmaya neden olabilir. Peyronie hastalığı ve konjenital penil kurvatür (KPK) yaşam kalitesinin düşmesine ve cinsel sağlığın bozulmasına neden olabilen hastalıklardır. Çalışmamız erektil fonksiyonların normal popülasyon ile klinik açıdan farklılıklarının ortaya konmasını amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Şubat 2024 – Ağustos 2024 tarihleri arasında androloji polikliniğine başvuran 18 – 70 yaş cinsel aktif olan erkeklerden peyronie hastalığı ve konjenital penil kurvatür hastalığı olanların başvurularını takiben; şikayetin başlangıç yaşı ve süresi (yıl), cinsel ilişki sırasında ağrı, mastürbasyon sırasında ağrı vizüel analog skala (VAS) skoru ile sorgulanacaktır. Ardından demografik veriler kayıt altına alıdı. Tanıda kullanılan SHIM (Erkeklerde Cinsel Sağlık Değerlendirme Formu) ve IIEF-15 (Uluslararası erektil fonksiyon endeksi) formları dolduruldu. Fizik muayenede penis uzunluğu (erekte-hasta tarafından cm cinsinden) palpasyonla nodül plak varlığı var ise yeri ve boyutu ölçüldü. Ardından şahsi fotoğraflama ile ereksiyon halinde kurvatür yönü ve derecesi değerlendirildi. Ayrıca bu hastalığa sahip olanlar ile bu iki hastalığa sahip olmayıp başka sebeple polikliniğine başvurmuş 18-70 yaş arası cinsel aktif erkekler karşılaştırma grubu olarak kabul edilerek poliklinik başvuru şikayetine yönelik tanı için kılavualarda belirtilenlere uygun olarak istenen tetkiklere ilave tetkik istenmedi. SHIM ve IIEF-15 formları bu hastalar için doldurulacaktır ve hasta grubu ile karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Bulgular: Hasta ve kontrol grupları arasında IIEF15 ve SHIM skorları karşılaştırıldı. IIEF15 skorları arasından total skor (p=0,002), erektil fonksiyon (p<0,001), orgazmik işlev (p=0,003), cinsel memnuniyet (p<0,001) ve genel memnuniyet (p=0,033) skorları açısından anlamlı farklılık izlendi. Gruplar arası analizlerde, kontrol grubunun IIEF total skorunun PH (p=0,002) grubundan daha yüksek olduğu izlendi. Ancak diğer gruplar arasında farklılık yoktu. Kontrol grubunun erektil fonksiyon skoru PH (p=0,002) ve KPK (p=0,005) gruplarından daha yüksekti. KPK grubunun orgazmik işlev skoru PH grubundan daha yüksekti (p=0,003). Kontrol grubunun cinsel memnuniyet skoru PH (p=0,023) ve KPK (p=0,002) gruplarından daha yüksekti. Kontrol grubunun genel memnuniyet skoru PH grubundan daha (p=0,042) yüksekti. KPK grubunun SHIM skoru 15,7 ± 7,0, PH grubunun 15,0 ± 6,4, kontrol grubunun ise 17,7 ± 5,7 idi. Gruplar arasında SHIM skoru açısından farklılık izlenmedi. Sonuç: Çalışmamızda IIEF15 skorları arasından total skor, erektil fonksiyon, orgazmik işlev, cinsel memnuniyet ve genel memnuniyet skorları açısından anlamlı farklılık izlendi. Gruplar arası analizlerde, kontrol grubunun IIEF total skorunun PH grubundan daha yüksek olduğu izlendi. Kontrol grubunun erektil fonksiyon skoru PH ve KPK gruplarından daha yüksekti. KPK grubunun orgazmik işlev skoru PH grubundan daha yüksekti. Kontrol grubunun cinsel memnuniyet skoru PH ve KPK gruplarından daha yüksekti. Kontrol grubunun genel memnuniyet skoru PH grubundan daha yüksekti. Bu sebeplerle bu iki hastalık grubunun ereksiyon fonksiyonunun da etkilenebileceği akılda tutulmalı tedavi planlanırken bu hususlara da dikkat edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Peyronie Hastalığı, Konjenital Penil Kurvatür, Erektil disfonksiyon