Pediatrik anestezide supraglottik havayolu araçlarının gastrik insüflasyon açısından ultrason kullanılarak karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT CAN UĞURCAN
Danışman: Nevzat Mehmet MUTLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Supraglottik havayolu araçları (SGA), pediatrik anestezide endotrakeal entübasyona göre daha az invaziv bir alternatif olmakla birlikte, supraglottik düzeyden uygulanan pozitif basınçlı ventilasyon özofagus ve mideye hava geçişini tamamen engelleyememekte ve bu durum gastrik distansiyon ile aspirasyon riski açısından klinik önem taşımaktadır. Bu çalışma, 1–12 yaş arası çocuk hastalarda Air-Q SP3G ve Laringeal Tube Suction – Disposable (LTS-D) supraglottik havayolu cihazlarının gastrik insüflasyon potansiyelini ultrasonografi ile karşılaştırmayı ve ayrıca perioperatif ventilasyon parametreleri ile komplikasyon profillerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Materyal ve Metod: Tek merkezli, prospektif, randomize ve çift kör olarak tasarlanan bu çalışmaya, ASA I–III risk grubunda yer alan, süresi 2 saatin altında planlanan ve havayolu yönetiminin supraglottik havayolu aracı ile sağlanması öngörülen 1–12 yaş arası pediatrik hastalar dahil edilmiştir. Hastalar, kapalı zarf yöntemiyle Air-Q SP3G (AIRQ grubu ) ve LTS-D (LTS grubu) iki gruba randomize edilmiş; tüm olgularda Butterfly IQ+ el ultrasonu kullanılarak gastrik antrum kesit alanı (GAKA) indüksiyon öncesi (GAKA 1), indüksiyon sonrası SGA yerleştirilmesini takiben (GAKA 2) ve cerrahi bitiminde (GAKA 3) olmak üzere üç ayrı zamanda ölçülmüştür. Bu ölçümler arasındaki farklar (FARK 1, FARK 2 ve FARK 3 olmak üzere) ve bunların yüzdesel değişimleri hesaplanmıştır ve analiz edilmiştir. Maske ventilasyonu sırasında APL valfi 15 cmH₂O ile sınırlandırılmış; anestezi ve ventilasyon parametreleri, yerleştirme süresi, düzeltme manevrası gereksinimi, LTS kaf basınçları ve perioperatif komplikasyonlar sistematik biçimde kaydedilmiştir. Bulgular: Toplam 101 hasta (51 AIRQ, 50 LTS) analize dahil edilmiştir. GAKA 1 ve GAKA 2 değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmazken, cerrahi sonunda ölçülen GAKA 3 değerleri AIRQ grubunda 1,89±0,81 cm², LTS grubunda ise 2,43±0,62 cm² olarak bulunmuş ve LTS grubundaki artış istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p<0,001); FARK 2, FARK 3 ve yüzdesel değişim değerleri de LTS grubunda daha belirgin artış göstermiştir. Air-Q SP3G, LTS'ye kıyasla daha düşük pik havayolu basıncı (12,25±2,55 vs 16,72±3,88 cmH₂O), daha kısa yerleştirme süresi (6,86±1,81 vs 10,04±2,62 sn) ve daha az düzeltme manevrası gereksinimi ile ilişkili bulunmuştur. Perioperatif komplikasyon insidansı iki grup arasında benzer olup majör komplikasyon izlenmemiştir; üreticinin önerdiği hacimlerle şişirilen LTS-D kaf basınçları ise başlangıçta ortalama 81,28±9,57 cmH₂O ile 60 cmH₂O'luk üst sınırın üzerinde ölçülmüş ve manometre kullanılarak hedef aralığa düşürülmüştür. Sonuç: Bu çalışma, 1–12 yaş arası pediatrik hastalarda Air-Q SP3G kullanımının, LTS-D'ye kıyasla cerrahi sonunda daha düşük gastrik antrum kesit alanı artışı ile seyrettiğini ve buna bağlı olarak daha düşük düzeyde gastrik insüflasyon potansiyeli taşıdığını ortaya koymuştur. Daha kısa yerleştirme süresi, daha az düzeltme manevrası gereksinimi ve benzer perioperatif komplikasyon oranları birlikte değerlendirildiğinde, Air-Q SP3G'nin supin pozisyonda ve süresi 2 saatten kısa pediatrik cerrahilerde LTS-D'ye göre daha avantajlı bir supraglottik havayolu seçeneği olduğu; buna karşın LTS-D'nin, özofageal kaf tasarımına rağmen gastrik insüflasyonu anlamlı düzeyde azaltma açısından beklenen üstünlüğü sağlayamadığı sonucuna varılmıştır.