Malignite kuşkusu olan oral kavite ve orofarengeal lezyonlu hastalarda fırça sitolojinin tanıdaki ve human papilloma virüs tespitindeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE SELİMBABAOĞULLARI
Danışman: İbrahim Engin ÇEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyada baş boyun kanserleri içinde en sık görülen oral kavite kanserleridir. Ülkemizde ise ikinci sıklıkta görülmektedir. Orofarinks kanserleri ise ülkemizde 8. sıklıktadır. Sigara ve alkol ile oral kavite - orofarinks kanserleri arasındaki ilişki bilinmektedir. Ayrıca baş boyun bölgesi kanserleri ile human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmalar da vardır. Bu çalışmadaki amacımız; öncelikle malignite kuşkusu olan oral kavite ve orofarengeal lezyonlu hastalarda fırça sitolojik ve punch biyopsi sonuçlarının karşılaştırılarak tanıda etkinliğini kıyaslamaktır. Yine bu hastalarda sitolojik ve histolojik materyalde P16 antikoru için immünohistokimyasal çalışma yapmak, HPV DNA tayini ve tiplemesi yaparak da her ikisi açısından etkinliği kıyaslamaktır. Ek olarak non-invaziv bir yöntem olan sitolojik araştırma ile oral kavite ve orofarengeal lezyonlu hastalardaki fırça sitolojisiyle kontrol grubundaki lezyonu olmayan hastaların fırça sitolojileriyle karşılaştırak HPV'nin rolü var mı bunu ortaya koymaktır. Yedi (%10) olgu önceden tanımlı fırça biyopsi prosedürü yeterlilik kriterlerine uymadığı için çalışma dışı bırakılmıştır. Transepitelyal fırça biyopsi örnekleri yeterli olan 63 hasta çalışma grubuna alınmıştır. Punch biyopsi ile karşılaştırıldığında, fırça biyopsisinin istatistiksel duyarlılığı %77,78'den (P <.05), istatistiksel özgüllüğü % 95,56'dan (P <0.5) yüksekti. Çalışma grubunda 4 yanlış negatif fırça biyopsi sonucu vardı. Manuel analizle yapılan fırça biyopsisinin duyarlılığı ve özgüllüğü yüksekti. Sonuçlarımız, sitoloji fırçası kullanılarak elde edilen biyopsi örneklerinin oral bölge lezyonlarında displazi ve karsinomunu kolayca ayırt edebileceğini göstermektedir. Gelişmiş ülkelere kıyasla HPV DNA pozitifliğinin Türkiye'de çok nadir olduğu bilinmektedir. Bu durum fırça sitolojisi veya punch biyopsi örneklerinden elde edilen ekstraksiyonların Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) sonuçlarında yansımaktadır. İstatistiksel olarak anlamlı sonuçlar olmamakla birlikte, pozitif ve ölçülebilir negatif sonuçlar sadece fırça sitolojisi ile elde edilebilmiştir. Bu da kanımızda fırça sitolojisini HPV tespiti açısından daha önemli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Oral kavite kanseri, Orofaringeal kanser, HPV, p16, sitoloji, punch