Hashimoto tiroiditi tanılı pediatrik hastalarda eşlikeden otoimmün hastalıkların sıklığının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM GENCAN

Danışman: Banu ÇELİKEL ACAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hashimoto tiroiditi (HT), iyotun yeterli olduğu bölgelerdeki çocuklarda ve adolesanlarda guatrın ve kazanılmış hipotiroidinin en yaygın nedenidir. Bu çalışmada HT'li çocuklarda eşlik eden diğer otoimmün hastalıkların birlikteliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde HT tanısı almış 5-18 yaş arası 220 hasta alındı. Hastaların başvuru yaşı, cinsiyet, aile öyküsü, başvuru yakınmaları, eşlik eden hastalıkları, fizik muayene ve laboratuvar bulguları ile klinik izlem bilgileri dosyalarından retrospektif olarak incelendi. Bulgular: 220 hastanın %77,7 si kız, %22,2 si erkekti, yaş ortalaması 13,8±3,3 yıl bulundu. Hastaların %51,4'ünde ötroidi mevcuttu, %40,4'ünde subklinik hipotiroidi, %8,2'sinde ise aşikâr hipotiroidi mevcuttu. Hastaların %97'sinde anti tiroid peroksidaz antikor, %74'ünde ise anti tiroglobulin antikor (anti Tg) pozitif bulundu. Hastaların %36,4'ünün ailesinde otoimmün hastalık öyküsü mevcuttu. 45 hastaya (%20,4) ek otoimmün hastalık eşlik ediyordu. Hastalarda en sık görülen otoimmün hastalıklar tip 1 diabetes mellitus (T1DM) (%14), çölyak hastalığı (%5), cilt hastalıkları (%2,7), romatolojik hastalıklardı (%1,3). HT ve T1DM'li hastaların cinsiyet, tanı yaşı ve mevcut yaşı, ailede otoimmün hastalık öyküsü ve tiroid fonksiyon durumları arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık saptanmadı. HT ile takipli olan hastalardan ek otoimmün hastalık olan grupta erkek hasta sayısı (%35,6), otoimmün hastalık olmayan gruba göre (%19,9) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p=0,016). Anti Tg yüksekliği ile ek otoümmün hastalık görülmesi arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptandı (OR=2,32 (%95 CI; 1,16-4,56). Anti Tg yüksekliği olan hastalarda ek otoimmün hastalık görülme oranı 2,32 kat artmaktaydı. Hastaların cinsiyetleri ile tiroid fonksiyon durumları ve tiroid otoantikorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktu (p=0,507). Ancak çölyak hastalığı görülme oranı kız hastalarda (%43,5), erkek hastalara göre (%6,7) istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,014). Ayrıca T1DM görülme oranı erkek cinsiyette (%93,8), kız cinsiyete göre (%52,2) istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,007). Ek otoimmün hastalığı olan hastaların %13,3'ü 10 yaş altında, %64,4'ü 10 yaş üstündeydi (p<0,01). Sonuç: T1DM, çölyak hastalığı başta olmak üzere otoimmün hastalıkların HT ile birlikteliği söz konusudur. HT'de, her iki cinsiyeti de etkileyen, yaşla beraber artan otoimmün hastalık gelişme riski olduğu akılda tutulmalıdır. Özellikle anti Tg yüksekliği olan HT hastalarının otoimmün hastalık gelişimi yönünden düzenli takiplerinin yapılması hastalıkların daha erken tanı alması ve morbiditelerinin azaltılması açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Hashimoto tiroiditi, Otoimmün hastalık, Tip 1 diabetes mellitus, Anti tiroid peroksidaz antikor, Anti tiroglobulin antikor