Çocukluk çağında ruhsal travmaya maruz kalan bipolar bozukluk tanılı hastalarda nr3c1 gen polimorfizminin intihar girişimi veya intihar dışı kendine zarar verici davranış riski ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERDEM KEMAL KOYUNCU

Danışman: Hasan Mervan AYTAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, çocukluk çağı ruhsal travmasına maruz kalan bipolar bozukluk (BB) tanılı bireylerde NR3C1 gen polimorfizmi ile intihar girişimi veya kendine zarar verici davranış (KZVD) riski arasındaki ilişkinin kontrol grubuyla karşılaştırılarak tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde Psikiyatri Kliniğinde takipli BB tanısı olan 100 hasta ve 100 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 200 kişi alınmıştır. Çalışmaya sosyodemografik ve klinik veri formları doldurularak başlanmış olup hastaların tanılarını doğrulamak ve sağlıklı kontrollerde psikiyatrik tanıları dışlamak için DSM-5 Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5-CV) yapılmıştır. Çalışmaya devam eden hastalara Klinik Global İzlenim Ölçeği, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği, Young Mani Derecelendirme Ölçeği, Çocukluk Çağı Travmaları Envanteri, İntihar Davranışı Ölçeği ve Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri uygulanmıştır. Katılımcılardan alınan kan örneklerinden, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Laboratuvarında DNAları izole edilerek polimeraz zincir reaksiyonu ile NR3C1 gen polimorfizmi çalışılmıştır. Bulgular: BB tanılı hastalar ile sağlıklı kontrol grubu arasında NR3C1 Bcl-1 genotip dağılımları ve alel frekansları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. İntihar girişimi veya KZVD öyküsü olan BB tanılı kadın hastaların CC genotip oranları aynı cinsiyette intihar girişimi veya KZVD olmayan gruptan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekken, CG genotip oranları anlamlı düzeyde düşük oranda tespit edilmiştir. BB tanılı olguların klinik parametreleri genotip gruplarına göre karşılaştırıldığında, CC genotipine sahip BB tanılı olguların hızlı döngülülük öyküsü ve manik epizod sayısı, CG+GG genotipine sahip gruptan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Yine, KZVD öyküsü olan BB tanılı olgular genotiplerine göre gruplandırıldığında CG+GG grubundaki olguların fiziksel istismar ve fiziksel ihmal puanları, CC grubundakilerden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Sonuç: Türk popülasyonda NR3C1 Bcl-1 polimorfizmi, kadın BB tanılı hastalarda intihar girişimi veya intihar dışı KZVD üzerinde etkili bir genetik faktör olarak değerlendirilmiş olup CC genotipine sahip olmamak intihar davranışı ve kendine zarar verici davranış açısından kadın cinsiyette koruyucu bir faktör gibi görünmektedir.