Robotik cerrahi eşliğinde uygulanan laparaskopik olgularda farklı taze gaz akım değerlerinin serebral oksijenizasyona etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASİYE UZ
Danışman: Mehmet TERCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Robotik cerrahi eşliğinde uygulanan laparoskopik operasyonlarda kullanılan farklı taze gaz akım (TGA) değerlerinin serebral oksijenizasyon üzerindeki etkisi, son yıllarda artan minimal invaziv cerrahi uygulamalarıyla birlikte önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, farklı TGA düzeylerinin serebral oksijenizasyon parametrelerine olan etkisini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda prospektif gözlemsel olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya robotik laparoskopik cerrahi planlanan 60 hasta dahil edilmiştir. Hastalar klinik uygulamada kullanılan TGA hızına göre iki gruba ayrılmıştır. TGA 1 L/dk uygulanan Grup 1 (n=30) ve TGA 2L/dk uygulanan Grup 2 (n=30) olarak isimlendirilmiştir. Tüm olgularda operasyon süresince hemodinamik veriler, arteriyel kan gazı analizleri, Near Infrared Spectroscopy (NIRS) yöntemiyle ölçülen sağ ve sol serebral oksijen saturasyonu (rSO2) ve anestezi derinliği izlenmesi için SedLine monitörizasyon sistemi ile hasta durum endeksi (PSİ) sekiz zaman noktasında değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil olan olguların yaş ortalaması 65,1±8,01 yıl, boy ortalaması 170,58±7,39 cm, kilo ortalaması 79,68±11,77 kg ve vücut kitle indeksi (VKİ) ortalama değeri ise 27,4±3,88 kg/m² olarak hesaplanmıştır. İki grup arasında demografik özellikler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Hemodinamik parametreler incelendiğinde, T1 zamanında ve T7 zamanında ölçülen sistolik arter basıncı Grup 1'de Grup 2'ye göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (T1 p=0,005; T p=0,040). Diyastolik arter basıncı, ortalama arter basıncı ve oksijen satürasyonu (SpO₂) ölçümlerinde iki grup arasında hiçbir zaman noktasında istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmemiştir (p>0,05). End-tidal karbondioksit (EtCO₂) ölçümlerinde, T3 (p=0,048), T4 (p=0,003), T5 (p=0,007) ve T6 (p=0,016) zamanlarında iki grup arasında anlamlı fark gözlemlenmemiştir. İnspire edilen karbondioksit (FiCO₂) değerleri T5 (p=0,040) ve T6 (p=0,046) ölçümlerinde Grup 2'de istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek saptanmıştır. Serebral oksijenizasyonu değerlendirmek amacıyla kullanılan NIRS ölçümlerinde, Grup 1'de T1 zamanında sağ ve sol hemisfer oksijen satürasyon değerleri, Grup 2'ye kıyasla anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Trendelenburg pozisyonu sonrası ölçülen parsiyel arteriyel oksijen basıncı (PaO₂) değeri, Grup 2'de Grup 1'e göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,017). Operasyon süresi bakımından, Grup 1 ortalama 337,5±75,24 dakika, Grup 2 ise 312,67±81,58 dakika olarak ölçülmüştür. Ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,225). Sonuç olarak, 1L/dk TGA ile sağlanan anestezi yönetimi, serebral oksijenizasyon üzerinde olumlu etki yaratmakta ve sistemik hemodinamik stabiliteyi korumaktadır. Bu yöntemin klinik uygulamalarda hasta güvenliği, maliyet etkinliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından güvenli şekilde kullanılabileceğine inanıyoruz.