Elektif beyin cerrahisi hastalarında dorsalis pedis arter kanulasyonunda ultrason rehberliği ve palpasyon yöntemlerinin karşılaştırılması: Prospektif gözlemsel bir çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KASIM GÜLEK GÜRBÜZ
Danışman: Barış ARSLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Elektif Beyin Cerrahisi Hastalarında Dorsalis Pedis Arter Kanülasyonunda Ultrason Rehberliği ve Palpasyon Yönteminin Karşılaştırılması: Prospektif Gözlemsel Bir Çalışma Amaç: Bu çalışmanın amacı, nöroşirürjik cerrahi planlanan hastalarda dorsalis pedis arter kanülasyonunda palpasyon yöntemi ile ultrason rehberliğinde gerçekleştirilen kanülasyonun işlem süresi açısından karşılaştırılmasıdır. İkincil amaç olarak iki yöntemin ilk deneme başarısı, toplam deneme sayısı ve girişim süresi açısından değerlendirilmesi ve hastaların antropometrik özelliklerinin girişim başarısı üzerine etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışma Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde etik kurul onayı alınarak gerçekleştirildi. Elektif nöroşirürjik cerrahi planlanan ve intraoperatif invaziv arteriyel kan basıncı monitorizasyonu gereksinimi bulunan, öncelikli olarak dorsalis pedis arteri tercih edilen, 18 yaş ve üzeri 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar kullanılan kanülasyon yöntemine göre palpasyon grubu (n=50) ve ultrason grubu (n=50) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm kanülasyon işlemleri dorsalis pedis arter üzerinden gerçekleştirildi. Ultrason grubunda damar görüntüleme için taşınabilir Bluetooth özellikli ultrason cihazı ve lineer prob kullanıldı. İşlem sırasında ilk deneme başarısı, toplam deneme sayısı, girişim süresi ve toplam işlem süresi kaydedildi. Antropometrik ölçümler ile girişim özellikleri arasındaki ilişkiler ayrıca değerlendirildi. Bulgular: Çalışma sırasında girişim başladıktan sonra komplikasyon gelişen beş hasta analiz dışı bırakıldı ve değerlendirme 95 hasta üzerinden gerçekleştirildi. İlk deneme başarısı palpasyon grubunda %51, ultrason grubunda ise %67 olarak bulunmuş ancak gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.122). Toplam deneme sayısı palpasyon grubunda medyan 2 (1-3), ultrason grubunda ise 1 (1-2) olarak bulunmuş ve fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.189). Girişim süresi palpasyon grubunda medyan 27 saniye (1182), ultrason grubunda 15 saniye (8-39) olarak saptanmış ancak fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p=0.054). Toplam işlem süresi ise palpasyon grubunda medyan 27 saniye (11-82) ve ultrason grubunda 42 saniye (32-67) olarak bulunmuş ve ultrason grubunda anlamlı derecede daha uzun olduğu saptanmıştır (p=0.010). Lojistik regresyon analizinde ultrason kullanımının ilk deneme başarısı için bağımsız bir belirleyici olduğu gösterilmiş ve ultrason kullanılan hastalarda ilk denemede başarılı kanülasyon sağlanma olasılığının yaklaşık 2.6 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur (OR=2.64, CI (1.02 - 6.79), p=0.044). Antropometrik değerlendirmede vücut kitle indeksi ile ilk deneme başarısı arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0.029). Sonuç: Dorsalis pedis arter kanülasyonunda ultrason rehberliği ilk deneme başarısını artırabilecek bir yöntem olarak görünmektedir. Bununla birlikte ultrason cihazının hazırlanması için gereken ek süre toplam işlem süresinin uzamasına neden olabilmektedir. Literatürde dorsalis pedis arter kanülasyonu ile ilgili çalışmaların sınırlı olduğu dikkate alındığında, çalışmamız bu alandaki mevcut literatüre katkı sağlamaktadır. Ayrıca taşınabilir Bluetooth özellikli ultrason cihazı kullanılarak dorsalis pedis arter kanülasyonunun değerlendirildiği ilk çalışmalardan biri olması açısından önem taşımaktadır. Daha geniş örneklem büyüklüğüne sahip randomize kontrollü çalışmaların bu alandaki kanıt düzeyini güçlendireceği düşünülmektedir.