Çocukluk çağı katarakt cerrahisi ve görsel rehabilitasyon sonuçlarımız


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEKEM GÜVENİR

Danışman: Fatmagül YILMAZ ÇINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Konjenital kataraktı olan çocukların fakoemülsifikasyon cerrahisi sonrası göz parametrelerindeki değişimi ve oluşan yeni hastalıkları saptamak ve ileri dönem görsel rehabilitasyonunda daha öngörülebilir bir bilgi havuzu ortaya çıkararak çocukların görsel yaşam kalitesini artırıcı bilgileri aydınlatarak daha iyi bir tedavi planı oluşturmak Gereç ve Yöntem: Ocak 2000 ile Aralık 2022 tarihleri arasında SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği'ne başvuran ve konjenital katarakt tanısı ile ameliyat olan ve en az 6 aylık takip süresi bulunan 0-18 yaş arasındaki hastalar retrospektif olarak incelendi. Detaylı bir anamnez alınarak hastalar sorgulandı. Hastalar, Afak Grup, PrimerPsödofaki Grubu ve Sekonder GİL İmplantasyon Grubu olmak üzere 3 ana gruba bölündü. İntraoperatif kullanılan cerrahi teknik, skiaskopi muayenesi, ambliyopi ve diğer komplikasyonların varlığı. Ambliyopi ve diğer komplikasyonların tedavi süreci ve yeni ek hastalık varlığı ve süreci retrospektif olarak incelendi ve istatistiksel olarak karşılaştırıldı ve yorumlandı. İstatistiksel analiz için SPSS 15 programı kullanıldı ve istatistiksel olarak alfa anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Konjenital katarakt tanısı konan ve ameliyat edilen toplam 140 hastanın 237 gözü incelendi; 140 hastanın %30,7'si (43) unilateral, %69,3'ü( 97) bilateral olmak üzere konjenital katarakt nedeniyle cerrahi tedavileri yapıldı. Hastaların cerrahi yaşlarının ortalaması 24,11±30,54 olarak bulundu. Hastaların %16,4 (n=39)'ünde birinci veya ikinci akrabalarında konjenital katarakt öyküsü, %6,8 (n=16)'sinde prematürite öyküsü, %3,4 (n=8)'ünde hipoksiküvöz öyküsü, %26,6 (n=63)'sında akraba evliliği ve %18,5 (n=44)'inde ek hastalık olduğu görüldü. Afak grup %42,7 (n=102), Primer Psödofak Grubu %18,8 (n=45), Sekonder GİL İmplantasyon Grubu %38,5 (n=90)'dı. Hastaların %66,8 (n=158)'inde postoperatif komplikasyon gözlenmezken, en sık gözlenen postoperatif komplikasyon %19 (n=45) ile sekonder glokomdu. Sekonder glokom ve cerrahi yaşı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görüldü. Sekonder glokom görülen hastaların cerrahi yaşı medyanı diğer grubun medyanından daha düşük çıkmıştır (p=0,004). Cerrahi gruplara göre sekonder glokom varlığı oranları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. Primer Psödofaki Grubunun sekonder glokom görülmedi. (p<0,05). Çalışmadaki olguların %45,3 (n=104)'ünde kayma gözlendi, Kayması olan hastaların %28,6 (n=64)'sının kayması ezotropya, %16,7 (n=40)'sinde ekzotropya mevcuttu. Şaşılığı olan hastaların %9,9'una (n=24) cerrahi uygulanmıştır. Gruplara göre EİDGK oranları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Afak ve Primer Psödofak gruplarının 0-0,34 logMAR görme keskinlikleri oranları arasındaki farkın, Sekonder GİL İmplantasyon Grubundaki hastaların 0,71-1 görme keskinliği oranından istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde daha yüksek çıkmıştır. (p<0,05). Afak Grubun 1 ve üstü logMAR değerleri ise diğer iki gruptan istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde daha yüksek çıkmıştır (p<0,05). Kliniğimize başvuran konjenital kataraktlı olguların 237 gözün %30,80 (n=73)'inde nistagmus varlığı mevcuttur. Nistagmus varlığına göre EİDGK'leri karşılaştırıldığında nistagmus varlığında EİDGK arasında 0-0,34 grubunun %25,5 (14), bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (p=0,025). Sonuç: Konjenital katarakt cerrahisi multidisipliner bir yaklaşım gerektiren çok önemli bir hastalıktır. Konjenital katarakt cerrahisindeki güncel yaklaşımlar inflamasyonu ve arka kapsül opasifaksyonunu başarılı bir şekilde önlemede görsel rehabilitasyon sonuçlarını ve deprivasyonambliyopisini önlemede çok yardımcı olmuştur. Konjenital katarakt cerrahisindeki görsel sonuçların direkt olarak farkedilme ve cerrahi yaşı ile ilişkili olması görme rehabilitasyonu için etkili bir tarama yapılmasının gerekliliği öne çıkmaktadır. Ayrıca konjenital katarakt cerrahisindeki güncel yaklaşımlar komplikasyonları azaltsa da postoperatif komplikasyonlar hala önemli bir sorundur ve etkin mücadele esastır. Ayrıca konjenital katarakt cerrahisinin önemli bir gerçeğinin ambliyopi tedavisine uyum olması ve hasta ebeveynlerinin eğitiminin hastaların görsel sonuçları ile direkt ilişkili olmasının yükü de göz hekimlerinin omuzlarındadır. Sonuç olarak konjenital katarakt tedavisi uzun bir tedavi yolu gerektiren birçok faktörün etkilediği ve titizlikle mücadele edilmesi gereken bir halk sağlığı sorunudur. Anahtar kelimeler: Konjenital katarakt, görme rehabilitasyonu, postoperatif komplikasyon.