Açıklanamayan infertilite olgularında ilk IVF-et siklusundaki gebelik sonucunu etkileyen prognostik faktörlerin ve eşik değerlerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: AZİZE CEMRE ÖZTÜRK
Danışman: Berna DİLBAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Açıklanamayan infertilite, normal semen analizi ve ovulatuvar fonksiyon ile normal uterin kavite ve tubal geçisin varlığında konulan ekartasyon tanısıdır. Açıklanamayan infertilitede, İVF-ET tedavisi en etkin tedavi seçeneğidir. Uygulanan İVF-ET tedavi sikluslarında kadında vücut kitle indeksi (VKİ), yaş, anti-müllerian hormon (AMH), bazal folikül stimüle edici hormon (FSH), antral folikül sayısı (AFC), erkek yaşı, sperm sayısı ve Kruger oranları incelenerek klinik gebelik açısından iyi prognozu gösterebilecek herhangi bir eşik değerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmamızda açıklanamayan infertilite nedeniyle İVF-ET tedavisi uygulanan kadınların gebelik sonuçları ve bu sonuçları etkileyen faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2007-Aralık 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Kliniği'nde açıklanamayan infertilite tanısı ile İVF-ET tedavisi yapılmış 789 kadın hasta dahil edildi. Retrospektif olarak, histerosalpingografi (HSG)'lerinde patoloji saptanmayan, siklusun 3. günü hormon değerleri normal, ovulasyonu mevcut (siklus 21. gün progesteron >3 ng/mL), DSÖ kriterlerine göre eş spermiogram parametrelerinde herhangi bir anormallik olmayan ve ovulasyon indüksiyonu ve inseminasyon uygulamaları ile gebelik elde edilememiş, ilk İVF-ET siklusu olan hastalar tarandı. Hastaların demografik verileri, siklus sonuçları, folikül gelişimleri, gebelik sonuçları ve klinik gebelik için belirleyici faktörler değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan 789 hastanın 156'sında (%19,8) klinik gebelik elde edildi. Olguların yaş ortalaması 31,2±4,9, infertilite süresi ise 65±46 ay idi. Vücut kitle indeksi ortalaması 26,1±4,6 kg/m2 idi. İVF-ET tedavisi sonrası gebelik meydana gelen ve gelmeyen hastaların yaş, infertilite süresi VKİ'leri arasında anlamlı fark yoktu. Klinik gebelik oluşan hastalarda bazal FSH düzeyi anlamlı olarak daha düşük (p 0,05). İVF-ET tedavisi sonucunda klinik gebeliğin oluştuğu ve klinik gebeliğin oluşmadığı her iki grup arasında erkek yaşı, sperm sayısı, sperm motilitesi, toplam progresif sperm sayısı ve sperm morfolojisi açısından istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Sonuç olarak açıklanamayan infertilite olgularında İVF-ET tedavisi başarılı bir tedavi seçeneği olarak uygulanmaktadır. Klinik gebeliği öngörmede bazal FSH ve AMH değerleri önemli etkenlerdir. Serum AMH düzeyi 3,34 ng/mL ve daha yüksek olan olgularda klinik gebelik görülme oranı 1,245 katına; bazal serum FSH düzeyi 7,26 IU/L ve daha düşük olan olgularda ise klinik gebelik görülme oranı 1,077 katına çıkmaktadır. AMH ve FSH ile ilgili bulunan cut-off değerler literatürde yayınlanmış verilere benzer şekildedir fakat klinik gebelik oranlarına yansıması mevcut bulgular ışığında çok güçlü değildir, bu nedenle siklus öncesi danışmanlıkta kullanımı yönlendirici olmayacaktır. Anahtar Kelimeler: Açıklanamayan İnfertilite, İn Vitro Fertilizasyon, Gebelik