Polisitemi nedeniyle çocuk hematoloji polikliniğine başvuran hastalarda etyolojik faktörlerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAŞAR CİHAD KILINÇ

Danışman: Orhan GÜRSEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Polisitemi çocukluk çağında sık karşılaşılan bir hematolojik problem olup bazen çeşitli semptomlarla kendisini gösterirken bazen de rastlantısal olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda polisitemi nedeniyle Çocuk Hematoloji polikliniğine başvuran hastaların etyolojik faktörlerini değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Çocuk Hematoloji Polikliniğe başvuran 1 ay-18 yaş arasındaki hastalar dahil edildi. Polisitemia vera (D45), ailesel eritrositoz (D75.0), sekonder polisitemi (D75.1) ICD tanı kodları girilmiş olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar klinik semptomları, laboratuvar değerleri, görüntüleme bulguları ve genetik analiz sonuçları ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmadaki hastaların ortanca yaş değeri 16 yıldı. Hastaların 100'ü (%91,7) erkekti. Hastaların 97'si (%88,1) herhangi bir ilaç kullanmamaktaydı. Hastaların 39'unda (%35,8) klinik semptom mevcuttu. En sık görülen semptom 22 hastada (%20,2) görülen baş ağrısıydı. Yapılan abdomen USG incelemesi sonucunda 12 hastada (%11) bir patoloji saptandı. Bu durum abdomen USG'nin polisitemi etyolojisinde önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Genetik mutasyon pozitifliği olan hastaların ailelerinde de polisitemi pozitifliği oranlarının (%58,3), ailesinde pozitiflik bulunmayanlara göre (%7,3) daha yüksek olduğu ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Çocukluk çağında karşımıza çıkan polisitemi önemli bir hemtolojik sorun olup kapsamlı bir şekilde etyolojik faktörleri değerlendirilmelidir. Çalışmamızda da istatistiksel olarak anlamlı bulunan abdomen USG bu değerlendirmenin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Klinisyen tarafından gerekli görüldüğü takdirde JAK2 V617F mutasyonu da çalışılmalıdır. Etyolojik neden belirlendikten sonra etyolojiye yönelik tedavi yaklaşımı izlenmesi uygun olacaktır.