İntraserebral hemorajilerde prognostik faktörlerin klinik ile korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA HARUN ŞAHİN
Danışman: Oğuzhan KURŞUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İntraserebral Hemoraji (İSH) iskemik inmeden sonra ikinci en sık inme tipi olup önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. İSH'de prognoz risk faktörlerinin varlığına, altta yatan etiyolojiye, kanamanın lokalizasyonuna ve kanamanın boyutuna bağlı değişmektedir. Görüntülemelerdeki prognostik belirteçlerin tespit edilmesi, skorlamaların yaygın kullanılması ve laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi klinisyenlere hastalığın seyri konusunda bilgi sağlayarak tedavilerin yönlendirilmesini ve daha etkin müdahale imkânı sağlar. Bizim bu çalışmadaki amacımız hastaların demografik özelliklerini incelemek, daha önceki çalışmalarda araştırılan prognoz için kullanılan kan belirteçlerini, görüntüleme belirteçlerini ve sık kullanılan prognoz skorlama modellerini birbiri ile karşılaştırmak ve etkinliklerini kıyaslamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 2019 Mart-2022 Haziran tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi acil servisine başvuran ve nöroloji servis, yoğun bakım yatışı uygun görülen 18 yaş üstü spontan intraserebral hematom tanısı alan 337 hasta retrospektif olarak incelenip demografik verileri kaydedildi. Hastaların ilk başvurularındaki görüntüleri iş istasyonunda iki araştırmacı tarafından da ayrı olarak birbirinden bağımsız şekilde analiz edildi. Hastaların ilk geliş, çıkış ve 3. aydaki mRS'leri hesaplandı ve ana sonlanım noktası olarak ele alındı. Hastaların risk faktörleri, BBT bulguları, prognoz skorlamaları ve laboratuvar bulguları birbiriyle kıyaslandı. Verilerin istatistiksel analizi için IBM SPSS V23 programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık değeri 'p<0,05' olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmada yer alan hastaların yaş ortalaması 66,49 ± 15,05 (min 20-max 96) olarak bulundu. Bireylerin %59,3'ü erkekti. mRS 3-6 arası kötü sonlanım olarak alınırsa hastaların %60,2'si ve mRS 4-6 arası kötü sonlanım olarak alınırsa hastaların %52,8'i kötü fonksiyonel sonlanıma sahip oldu. Hastaların özgeçmişlerinde hipertansiyon [95% CI, 4,394 (1,541-12,528) p=0,006], demans [95% CI, 3,384 (1,416-8,087) p=0,006] ve koroner arter hastalığı [95% CI, 3,372 (1,313-8,664) p=0,012] olması kötü sonlanım ile ilişkili görüldü. Yaşın artması ile kötü fonksiyonel sonlanımda artma gözlendi [95% CI, 1,035 (1,019-1,051) p=<0,001]. Geliş tansiyon değerlerinin yüksek olması prognozu kötüleştirdi [95% CI, sistolik 1,012 (1,003-1,02) p=0,006, diastolik 1,02 (1,005-1,035) p=0,007]. EKG'de AF olması [95% CI, 1,868 (1,022-3,413) p=0,042] kötü sonuçla ilişkili görülürken, tek başına antiagregan veya antikoagülan kullanımından ziyade, ikisinin birlikte kullanılması [95% CI, 22,777 (1,919-270,295) p=0,013] kötü sonlanımda daha önemli görüldü. BBT prognostik belirteçlerden "swirl sign" diğer belirteçlere göre daha kötü sonuç riskine sahip görüldü [95% CI, 21,134 (2,809-159,028) p=0,003]. Hematom hacmi literatür ile uyumlu olarak kötü sonlanım ile alakalı görüldü ve her birim artışı da kötü sonuç riskinde anlamlı görüldü [95% CI, 1,064 (1,046-1,083) p=<0,001]. İntraventriküler kanamanın (İVK) olması kötü fonksiyonel sonlanım ile bağlantılı görülürken İVK'nin hacminin de önemli olduğu gözlendi [95% CI, 1,13 (1,07-1,194) p=<0,001]. Kanama lokalizasyonunda putaminokapsüler kanama [95% CI, 3,381 (1,279-8,936) p=0,014] en kötü prognoza sahip iken, kaudat nukleustaki kanamalar iyi fonksiyonel sonuçlara sahipti (3,7% vs 0% p=0,023). Laboratuvar bulgularından kan glukozu (1,006 (1,002-1,01) p=0,002), WBC (12,27±31,66 p=0,01), nötrofil (8,07 ± 3,95 p=0,05), N/L (7,08±6,38 p=0,026) ve CRP (0,02±0,03 p=<0,001) değerleri kötü prognostik yordayıcı olarak diğer laboratuvar bulgularına göre daha anlamlı görüldü. ICH [95% CI, 4,798 (3,47-6,633) p=<0,001] ve FUNC [95% CI, 0,396 (0,32-0,49) p=<0,001] skorunun her ikisinin de fonksiyonel sonlanımı tahmin etmede başarılı olduğu gözlendi. Sonuç: Prognoza etki eden faktörlerden bazıları kötü sonlanımda diğerlerine göre daha çok risk artışına yol açmaktadır. Hasta bazında prognoza etki eden faktörleri tek başına değerlendirmek yerine bütün faktörleri birlikte bütünleyici olarak ele almak gerekmektedir. Anahtar kelimeler: intraserebral hemoraji, intraventriküler kanama, prognostik belirteçler