Tüberküloz tanılı hastalarda tedavi sırasında gelişen yan etkilerin ve yan etki gelişimi ile ilişkili faktörlerin retrospektif olarak araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞENAY AKDEMİR

Danışman: Seniha ŞENBAYRAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada tüberküloz tanılı hastalarda tedavi sırasında gelişen yan etkilerin ve yan etki gelişimi ile ilişkili risk faktörlerinin retrospektif araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde 1 Ocak 2011 ile 1 Haziran 2018 tarihleri arasında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğimizde yatırarak takip ve tedavi ettiğimiz 18 yaş üstü, akciğer ve akciğer dışı tüberküloz tedavisi alan 63 hasta dahil edildi. Hasta verileri retrospektif olarak hastane otomasyon sistem kayıtları ve hasta dosyalarından elde edildi. Hastaların demografik özellikleri, altta yatan hastalıkları, tüberküloz geçirme öyküsü, ailede tüberküloz öyküsü, eş zamanlı ilaç kullanımı, sigara ve alkol kullanımı, allerji öyküsü, tüberküloz klinik formu, laboratuvar parametreleri, uygulanan tedavi ve gelişen yan etkiler kaydedildi. Yan etki gelişme durumu ve yan etki türüne göre hasta verileri karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 22 kullanılarak gerçekleştirildi. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında Student t test ve Mann Whitney U test; niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Fisher's Exact test, Fisher Freeman Halton test ve Continuity (Yates) Düzeltmesi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 63 hastanın 35(%55.6)'i kadın, 28(%44.4)'i erkek ve yaş ortalaması 46.3±15.7 (18-77 arasında) idi. Hastaların 60(%95.2)'ı akciğer dışı tüberküloz, 3(%4.8)'ü de akciğer tüberkülozu idi. Hastaların 43'ünde tedaviyle ilişkili bir ya da birden fazla yan etki gelişti. Yan etki görülenler ve görülmeyenler arasında yaş, cinsiyet, altta yatan hastalıklar, eş zamanlı ilaç kullanımı, sigara ve alkol kullanımı, allerji öyküsü, tüberküloz klinik formu ve başvuru sırasındaki laboratuvar parametreleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Hastaların 26(%60.5)'sında minör, dördünde (%9.3) majör ve 13(%30.2)'ünde ise minör ile majör yan etki görüldü. Majör ile minör yan etki gözlenen hastalar arasında yaş, cinsiyet, komorbid durumlardan kronik karaciğer hastalığı, alkol kullanımı, eş zamanlı ilaç kullanımı ve allerji öyküsü açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Majör yan etki gelişen hastalarda diyabetes mellitus (p:0.039), kardiyovasküler hastalık (p:0.006) ve hemoglobin düşüklüğü (p:0.016) yan etki gelişimiyle ilişkili bulundu. En sık görülen yan etki minör yan etkilerden birisi olan ürik asit yüksekliği idi. Hastaların 35(%81.4)' inde görüldüğü ve ortalama 14.6±14.5 (3-54) gün sonra geliştiği belirlendi. Ürik asit yüksekliği gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında yaş, cinsiyet, kronik böbrek hastalığı ve diüretik ilaç kullanımı açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı. En sık majör yan etki olarak hepatotoksisitenin 12(%27.9) hastada görüldüğü ve tedavi başlangıcından ortalama 31.8±21.5 (4-58) gün sonra geliştiği belirlendi. Hepatotoksisite gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında yaş, cinsiyet, kronik karaciğer hastalığı, alkol kullanımı ve hepatotoksik ilaç kullanımı açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Hepatotoksisite gelişenlerde hipoalbuminemi hepatotoksisite gelişimiyle ilişkili bulundu (p:0.022). Hastaların altısında ikinci kez hepatotoksisite gelişti; hastaların üçünde pirazinamid, ikisinde izoniyazid, birinde de izoniyazid ve pirazinamid hepatotoksisiteden sorumlu bulundu. Hipersensitivite reaksiyonunun 8(%12.7) hastada görüldüğü ve tedavi başlangıcından ortalama 29.8±25.1(2-57) gün sonra geliştiği belirlendi. Hipersensitivite reaksiyonu gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında yaş, cinsiyet, allerji öyküsü ve tedavi öncesi eozinofil% değerleri açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı. Hipersensitivite reaksiyonu gelişen hastalarda kardiyovasküler hastalık (p: 0,018) ve diyabetes mellitus (p: 0,031) hipersensitivite gelişimiyle ilişkili bulundu. Hastaların ikisinde ikinci kez hipersensitivite reaksiyonu gelişti. Bu hastalardaki hipersensitivite reaksiyonundan rifampisin sorumlu bulundu. Sonuç: . Tedavi başlanmadan önce hastaların komorbid durumları ve laboratuvar parametreleri araştırılarak yan etki gelişimiyle ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi ve özellikle tedavinin ilk iki ayında yan etki gelişimi açısından hastaların yakın takibinin gerekli olduğu düşünülmektedir.