Tavşanlarda deneysel oluşturulan septoplasti tekniklerinin nazal septum mukozası üzerindeki histopatolojik etkilerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEMİH ÖZDEMİR

Danışman: Hatice ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tavşan modelinde oluşturulan septoplasti yöntemlerinin septal mukoza üzerine olan histopatolojik etkilerini değerlendirmektir. Materyal ve Metod: Bu çalışma 21 Yeni Zellanda tavşanında yapıldı. 7 tanesi kontrol grubunu, 7 tanesi çalışma-1 grubunu, 7 tanesi çalışma-2 grubunu oluşturdu. Kontrol grubunu oluşturan tavşanların septumu bilateral mukoperikondriumu eleve edilmeksizin 2 ay sonra çıkarılarak spesmen yapıldı. Çalışma-1 grubundaki tavşanların nazal septumlarında bilateral mukoperikondrium elevasyonu uygulandı, L sitrat korunacak şekilde kıkırdak septumun orta kısmı çıkartıldı. Çalışma-2 grubundaki tavşanlarda da bilateral mukoperikondrium elevasyonu uygulandı yine L sitrat korunacak şekilde kıkırdak septumun orta kısmı çıkarıldı ve çıkarılan kıkırdak parçası ezilerek yerine yerleştirildi. Kontrol, Çalışma-1 ve Çalışma-2 grubundaki tavşanlar 8.haftanın sonunda sakrifiye edildi ve nazal septumları çıkarılarak spesmen yapıldı. Oluşan değişiklikleri değerlendirmek amacıyla nazal mukozal epitel silia kaybı, goblet hücre kaybı, mukozal ödem, seröz bez kaybı, subepiteliyal vasküler konjesyon, lamina propriada kollajen fibril artışı ve nazal mukozal inflamasyona bakıldı. Ayrıca bazı gruplarda nazal mukoza kalınlığı, nazal septum kalınlığı ve nazal mukozal perikondriyum kalınlıklarıda değerlendirildi. Bu parametreler hem kontrol grubu ile hem de çalışma grupları ile karşılaştırıldı. Bulgular: Siliyer kayıp açısından Çalışma-1 ve Çalışma-2 gruplarında silier kayıp skoru kontrol grubuna göre daha yüksekti (p<0.001 ve p=0.002). Çalışma grupları arasında silier kayıp açısından anlamlı fark yoktu (p=0.383). Gruplar arasında goblet hücre sayıları açısından kontrol grubuna göre Çalışma-1'de goblet hücre sayısı daha az saptandı (p=0.003). Kontrol ile Çalışma-2 arasında ve Çalışma-1 ile Çalışma-2 arasında ise anlamlı fark yoktu (p=0.061 ve p=0.273). Gruplar arasında ödem skorları ve vasküler konjesyon skorları açısından anlamlı fark bulunamadı (p=0.067, p=0.417). Gruplar arasında lamina propriada kollajen fibril artışı kontrol grubuna göre sırasıyla; Çalışma-1 ve Çalışma-2'de daha yüksekti (p=0.002 ve p=0.002). Çalışma-1 ve Çalışma-2 arasında ise istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı(p=0.620). Gruplar arasında inflamasyon skorları açısından anlamlı fark elde edilemedi(p=0.097). Gruplar arasında mukoza kalınlığı ortalamaları benzer bulundu (p=0.788). Kontrol grubuna göre Çalışma-2'nin perikondriyum kalınlığı daha fazla bulundu (p<0.001). Kontrol grubu ile Çalışma-2 arasında nazal septum kalınlığı açısından anlamlı fark görülmedi (p=0.641). Sonuç: Septoplasti sonrasında mukozada oluşan histopatolojik değişiklikler bazı hastalarda burunda kuruma, kabuklanma ve burun tıkanıklık şikâyetlerinin devam etmesini destekleyici bulgular olarak ilişkilendirilmiştir Anahtar Kelimeler: Nazal mukoza, septolasti, histopatoloji