Serbest testosteron konsantrasyonunun formüllerle öngörülmesi ve kendi formülümüzün türetilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH İNCİRKUŞ
Danışman: Okan DİKKER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Serbest testosteron (FT), androjenik durumun değerlendirilmesinde biyolojik olarak aktif fraksiyonu temsil etmekte olup özellikle seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düzeylerinin değiştiği klinik durumlarda total testosterona kıyasla daha güvenilir bir belirteçtir. Ancak FT'nin referans yöntemlerle ölçümü rutin laboratuvar uygulamalarında sınırlı olduğu için çeşitli hesaplama formülleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada, kemilüminesan immünoassay (CLIA) yöntemiyle ölçülen FT sonuçları ile literatürde yaygın olarak kullanılan hesaplama formüllerinden elde edilen FT değerleri arasındaki uyumun değerlendirilmesi ve ölçüm platformuna özgü yeni bir FT hesaplama modelinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Mayıs 2024–Aralık 2024 tarihleri arasında aynı serum örneğinden total testosteron, SHBG, albümin ve FT ölçümleri bulunan 217 birey dahil edilmiştir. Total testosteron ve SHBG ölçümleri CLIA yöntemi ile, albümin ölçümleri fotometrik yöntemle gerçekleştirilmiştir. FT düzeyleri IDS-iSYS hormon analizöründe CLIA yöntemiyle ölçülmüştür. Vermeulen, Södergård, Ly & Handelsman ve Nanjee-Wheeler formülleri kullanılarak hesaplanan FT değerleri ölçülen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Yöntemler arası ilişki Spearman korelasyonu ve Passing-Bablok regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Yeni hesaplama modeli non-lineer regresyon analizi kullanılarak geliştirilmiş ve bağımsız test veri setinde doğrulanmıştır. Bulgular: Literatürde yer alan tüm hesaplama formülleri ile ölçülen FT değerleri arasında güçlü pozitif korelasyonlar saptanmıştır (Spearman r=0,960-0,965; p<0,0001). Buna karşın Passing-Bablok regresyon analizleri, hesaplanan ve ölçülen değerler arasında hem sabit hem de oransal sapmalar bulunduğunu göstermiştir. Klinik sınıflama uyumu erkeklerde iyi/önemli düzeyde (ağırlıklı Kappa=0,792), kadınlarda ise erkeklere kıyasla daha düşük olmakla birlikte kabul edilebilir-iyi düzeyde bulunmuştur (Kappa=0,67). Alt grup analizlerinde korelasyonların SHBG düzeylerinin uç değerlerinde ve kadın hastalarda düştüğü izlenmiştir. Geliştirilen rasyonel fonksiyon temelli yeni model eğitim veri setinde R²=0,907 ve RMSE=6,53; bağımsız test veri setinde ise R²=0,878 ve RMSE=9,63 performans göstermiştir. Yeni modelin Passing-Bablok regresyonunda eğim 0,988, kesişim noktası 0,425 olarak saptanmıştır. Sonuç: Direkt immünolojik ölçüm ile hesaplama formülleri farklı sayısal ölçeklerdedir. Formüller kendi içinde de farklı sonuçlar üretmektedir. Benzer yaklaşımla geliştirilmiş formüllerde dahi aynı karar sınırı kullanılmamalıdır. Klinik sınıflama uyumu, sayısal ölçek farkı bulunan yöntemlerde hasta bazlı yorum için ek ve pratik bir değerlendirme sağlamaktadır. Formül performansının özellikle kadınlarda ve SHBG düzeylerinin uç değerlerinde azalması, bu gruplarda dikkatli yorum ve ek doğrulama ihtiyacını ortaya koymaktadır. Geliştirilen rasyonel fonksiyon temelli yeni model ise IDS-iSYS CLIA FT ölçüm sistemine iyi hizalanmış platforma özgü bir hesaplama yaklaşımı sunmuştur. FT hesaplamaları, kullanılan formül ve analitik platform bağlamında değerlendirilmeli; laboratuvarlar kullandıkları hesaplama yaklaşımını ve referans aralıklarını kendi ölçüm sistemleriyle doğrulamalıdır.