Tip 2 diyabetes mellitus tanılı hastalarda hipomagnezemi ve nefropati ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDİBE SEVDE EKER
Danışman: Hayriye Esra ATAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabet pankreasın yeterince insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Diyabet, hedeflenen açlık kan şekeri ve Hba1c değerlerine ulaşılamadığında daha şiddetli olmak üzere, makrovasküler ve mikrovasküler komplikasyonlara yol açabilmektedir. Diyabetik hastalarda nefropati bu mikrovasküler komplikasyonlardan biri olup, diyabetik hastalarda %20 ile %40 oranında görülmektedir. Kronik böbrek hastalığı (KBH) ve bunun sonucu olarak son dönem böbrek yetmezliğinin Türkiye'de ve tüm dünyadaki en sık sebeplerden biri diyabetik böbrek hastalığıdır. Magnezyum (Mg), insan vücudunda en çok bulunan dördüncü element olup, hücrelerde en çok bulunan ikinci katyondur. Vücutta çeşitli enzim mekanizmalarında yer alır. Yapılan çeşitli çalışmalarda serum Mg konsantrasyonu ile diyabet arasında ve Mg düzeyi ile proteinüri arasında ilişki tespit edilmiştir. Bu çalışmada 2019-2020 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran Tip 2 Diyabetes Mellitus (T2DM) tanılı hastaların diyabet regülasyonu, magnezyum ve nefropati göstergesi olarak mikroalbuminüri arasındaki ilişkinin yapılan diğer çalışmalar ile karşılaştırılarak gösterilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden tez onamı ve etik kurul onamı alınarak başlanmıştır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Polikliniği'ne Ocak 2019 – Ağustos 2020 tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üzeri 1178 tip 2 diyabet tanılı hasta dahil edilmiştir. 18 yaş altı, gestasyonel diyabet, monojenik diyabet, verileri eksik olan bireyler çıkarılmıştır. Hastaların spot idrardaki albuminüri miktarı K/DOQI (Kidney Disease Outcomes Quality Initiative) kılavuzuyla cinsiyete göre sınıflanmıştır. Bu kılavuza göre normal sınırlardaki albuminüri kadında 2.4 mg/dl olan değerler çıkarıldı. tGFH %7) ve Magnezyum düzeyinin ( %7) (p=0,007 OR= 2,041) ve ve Magnezyum düzeyinin (<1,6mg/dl) (p<0,001 OR=3,645) en etkili risk faktörleri olarak saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızın diyabetik popülasyonunda hastaların %5,3'ünde hipomagnezemi (<1.6mg/dl) saptadık. Hipomagnezemi sıklığı 1.7 mg/dl alt sınır olarak alındığında %20,5 olarak bulundu. Hipomagnezemik hastalarda ileri yaş ve kadın cinsiyet daha sık bulundu (p=0,001). Mg ve Hba1c, açlık kan şekeri arasında negatif, kreatinin seviyeleri arasında pozitif korelasyon bulduk (her üç değişken için p<0,001). Proteinüri varlığında daha düşük Mg seviyeleri mevcut olup hipomagnezemi de daha sıktı. Albüminüri ve hipomagnezeminin Hba1c düzeyi hedefte olmayanlarda daha sık olduğunu saptadık. Hipomagnezemi varlığı; Hba1c, yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak 3.64 kat daha yüksek albüminüri riski oluşturur. Sonuç olarak; diyabetik böbrek hastalığı, tip 2 diyabetik hastalarda yüksek mortalite ve rnorbiditenin bir nedenidir. Albüminüri diyabetik böbrek hastalığının önemli bir göstergesidir. Kontrolsüz diyabet ve hipomagnezemisi olan hastalarda (Mg düzeyi <1,6mg/dl), idrar albümin düzeyi değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: tip 2 diyabet, magnezyum, albüminüri