Hemorajik over kisti nedeni ile hospitalize edilen hastaların kanama profili sonuçlarına göre klinik sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LATİFE SARA ÖZMEN

Danışman: Serkan KAHYAOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hemorojik over kistleri üreme dönemindeki kadınlarda korpus luteum kistlerinin etrafındaki stromal damarlardan, kist içerisine gelişen kanama sonucu gelişir. Hemorojik over kistlerinin gerçek insidansı bilinmemektedir çünkü sıklıkla asemptomatiktirler. Klinik bulgu çok değişkenlik göstere bilir. Hiç bir bulgu vermezken şiddetli akut batın bulguları da verebilir. Hemorojik over kisti rüptüre olduğunda potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir komplikasyondur. Üreme çağındakı kadınlarda akut batın ayırıcı tanılarından biridir. Çalışmamızın amacı erken tedaviye yol göstermesi amacıyla kanama profili kullanılarak, kanama profilinin klinik sonuçlar üzerinde rolü olup olmadığının araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem:Ankara Şehir Hastanesi 01/09/2019-31/12/2021 yılları arasında hastanemizin infertilite servisine hemorojik over kisti ön tanısı ile yatan 18 yaş üstü kadın hastalar çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup belirlenen tarihler arasında kriterleri taşıyan 71 hasta olduğu tespit edilip, araştırmamıza dahil edilmiştir. Bu çalışmanın içeriğinde hastaların adı, soyadı, yaşı, kilosu, boyu, BMI'i gravide, parite, abort, d/c, doğum şekli, kronik hastalıklar, antikoagulan ilaç kullanımı, kanama profili sonucu, b-hcg değeri, başvurudaki hb ve hematokrit değeri, taburculuktaki hb ve hematokrit değeri, platelet sayısı, yatış esnasındaki şok indeksi, anamnezinde kolay kanama öyküsü, tv veya pelvik usg'de douglasta kanama varlığı ve miktarı, transfüzyon ihtiyacı, cerrahi gereksinimi, cerrahi yapılmışsa yapılan cerrahide batında kanama miktarı, ameliyat bulguları, ameliyatta yapılan işlemler değerlendirildi. Verilerin istatistiksel analizi Statistical Package for Social Sciences (SPSS) v25.0 istatistik paket programında yapıldı. Anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya ameliyat olan 18 ve olmayan 53 olmak üzere toplam 71 kadın hasta dahil edilmiştir. Ameliyat olanların yaş ortalaması 24,6±4,9 olarak ve BMI ortalaması 22,5±3,1 olarak bulunmuştur. Buna karşın konservatif tedavi olanların yaş ortalaması 23,7±4,2 olarak ve BMI ortalaması 22,6±3,2 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında yaş (p=0,511), boy (p=0,890), kilo (p=0,981) ve BMI (p=0,844) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Ameliyat olanların gravida ortalaması, 33±,84 olarak, viii parite ortalaması, 17±,51 olarak, yaşayan ortalaması, 11±,47 olarak ve abortus ortalaması ise,17±,38 olarak bulunmuştur. Buna karşın ameliyat olmayan grubun ise gravida ortalaması, 25±,59 olarak, parite ortalaması, 09±,35 olarak, yaşayan ortalaması,08±,33 olarak ve abortus ortalaması ise, 15±,41 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında gravide (p=0,943), parite (p=0,622), yaşayan (p=0,987) ve abortus (p=0,742) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Ameliyat olanların transfüzyon ihtiyacı oranı (%22,2) konservatif tedavi olanların transfüzyon ihtiyacından (%3,8) anlamlı şekilde fazla bulunmuştur (p=0,033)(Şekil 1). Gruplar arasında koagulasyon bozukluğu (p=1,000), ek hastalık varlığı (p=0,494) ve ilaç kullanımı (p=0,273) açısından anlamlı görülmemiştir. Hastaların 18'i ameliyat olmuştur ve batında ortalama 465,00±514,54 ml hemorajik vasıfta mayi tesbit edilmiştir. Ameliyat olanların 13'ünde (%72,2) unilateral rüptüre hemorajik kist, 3'ünde (%16,7) unilateral intakt hemorajik kist ve 2'sinde (%11,1) bilateral intakt hemorajik kist görülmüştür. Ameliyat olanların 14'üne (%77,8) kistektomi, 2'sine (%11,1) kist koterizasyonu, 1'ine (%5,6) over wedge rezeksiyon+kistektomi ve 1'ine (%5,6) over wedge biyopsi+kistektomi uygulanmıştır. Ameliyat olanların Hb (p=0,003), taburculuk Hb (p<0,001), APTT (p=0,007) değeri ameliyat olmayanların değerinden anlamlı şekilde düşük; taburculuk süresi (p<0,001) ise anlamlı şekilde büyük bulunmuştur. Ameliyat olanların nabız (p<0,001) ve şok indeksi (p<0,001) ameliyat olmayanların değerinden anlamlı şekilde büyük bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda hemorajik over kisti ön tanılı hospitalize edilen hastaların kanama profiline göre klinik sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışmamızda değerlendirdiğimiz popülasyonda ameliyat olan hastaların koagulasyon parametrelerinden aPTT değeri ameliyat olmayanlara göre anlamlı şekilde düşük olarak bulunmuştur. INR ile ilgili anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak aPTT değerinin normal olması hemorajik kist rüptürü tanısı olan hastalarda batın içindeki hemorajinin spontan olarak kendini sınırlayacağının ve operasyon gerekliliği olmayacağının bir göstergesi değildir. Literatürde bu konuda yapılan çalışma sayısının yetersiz olması nedeniyle koagülasyon parametrelerin klinik açıdan sonuçlarını daha objektif değerlendirilebilmesi için daha geniş çaplı yapılan çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: hemorajik kist, hemorajik kist rüptürü,over kisti