Hiperbarik oksijen tedavisinin benign prostat obstrüksiyonuna bağlı alt üriner sistem semptomlarına etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜRKAN CESUR
Danışman: Serdar ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Benign Prostat Obstrüksiyonu (BPO), mesane çıkım obstrüksiyonuna neden olan yaşla birlikte görülme sıklığı artan önemli bir sağlık problemidir. Alt üriner sistem semptomlarına (AÜSS) neden olarak kişinin hayat kalitesini olumsuz etkiler. Tedavi yöntemleri olarak konservatif, medikal ve cerrahi tedaviler bulunmaktadır. Medikal tedavide altın standart alfa blokerlerdir. Hiperbarik oksijen tedavisi (HBO), Nitrik oksit (NO) seviyelerinde yükselmeye, lenfosit-makrofaj hücrelerinde artış ile antiinflamatuar etkiye, epitelizasyona ve fibroblast aktivitesinde artışa neden olmaktadır. Bu patofizyolojik olayların çoğu BPO hastalığının etiyolojisinde de suçlanmaktadır. Ancak literatürde bu konuyla ilgili çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmamızda, HBO tedavisinin BPO'ya bağlı semptomlara olan etkisini araştırmayı ve HBO etkisinin altın standart tedavi olan alfa bloker tedavi ile karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız, tek merkezli prospektif gözlemsel kontrollü çalışma olarak planlandı. Etik kurul onayı alındıktan sonra diyabetik ayak, femur başı aseptik nekrozu, retinal arter oklüzyonu, fournier gangreni gibi nedenlerle Sualtı hekimliği ve Hiperbarik Tıp polikliniğine başvuran ve BPO'ya bağlı semptomları olan hastalar ile Üroloji polikliniğine başvuran ve BPO'ya bağlı semptomları olan hastalar değerlendirildi. Hiperbarik Tıp polikliniğinde HBO tedavisi verilen hastalar Grup 1, Üroloji polikliniğinde Tamsulosin 0,4 mg başlanan hastalar Grup 2 ve Hiperbarik Tıp polikliniğinde tedavisiz takip edilen hastalar Grup 3 olarak değerlendirildi. Tüm hasta gruplarına ilk başvurularında demografik verileri kaydedildi, IPSS ve ICIQ-MLUTS formları dolduruldu, üroflowmetri ile idrar akım hızları, toplam idrar hacmi ve işeme süresi ölçüldü, transabdominal ultrasonografi ile prostat hacmi, intravezikal prostatik protrüzyon (IPP), mesane duvar kalınlığı ve rezidü idrar miktarı hesaplandı. Bu değerlendirme 1 ay sonrasında tekrar edildi ve elde edilen bulgular 3 grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 95 hastanın 33'ü Grup 1'de, 31'i Grup 2'de ve 31'i Grup 3'te değerlendirilmiştir. HBO tedavisi alan Grup 1'deki hastaların tedavi sonrası IPSS ve ICIQ-MLUTS skorları tedavi öncesine göre daha düşük saptanmıştır (sırasıyla p<0,001 ve p<0,001). Grup 1'de ortalama ΔICIQ-MLUTS toplam skoru -4,1±3,2 iken Grup 2'de -3,7±3,2 bulunmuş olup anlamlı farklılık saptanmamıştır (p=0,875). Grup 1 ve Grup 2'nin ΔIPSS toplam skoru karşılaştırmasında anlamlı farklılık görülmemiştir (p=0,401). HBO tedavisi alan Grup 1'de tedavi öncesi Qmax değerleri 14,3±4,4 ml/sn iken tedavi sonrası 15,3±4,7 ml/sn bulunmuş olup bu değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,042). Grup 1'deki hastaları ΔQmax yönünden Grup 2 ile karşılaştırdığımızda anlamlı farklılık görülmemiştir (p=0,233). Rezidü idrar miktarının ortanca değerleri Grup 1'de tedavi öncesi 10 ml, tedavi sonrası 0 ml olarak bulundu ve anlamlı farklılık vardı (p=0,023). Grup 1'deki hastalarda prostat volümü ve mesane duvar kalınlığı açısından tedavi sonrasında azalma yönünde anlamlı farlılık saptanmıştır (sırasıyla p=0,010 ve p=0,019). İntravezikal prostatik protrüzyondaki değişim (ΔIPP) değeri Grup 1 ve Grup 2 arasında benzer bulunmuştur (p=0,269). Sonuç: Çalışmamızda HBO tedavisinin, hastaların semptomlarını azalttığı, yaşam kalitesini iyileştirdiği, üroflowmetrik ve ultrasonografik verilerde iyileşme sağladığı bulunmuştur. HBO tedavisi medikal tedavinin yan etkilerinden koruyabilecek olması nedeniyle özellikle inflamasyon ilişkili BPO hastalarında alfa bloker tedaviye alternatif bir tedavi olarak düşünülebilir. Ancak çalışmamız bu konuda literatürdeki ilk çalışmadır ve bulgularımızı desteklemek için prospektif geniş serili çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Hiperbarik oksijen tedavisi, prostat, alt üriner sistem semptomları, tamsulosin