Acil servis başvurusunda ciddi hiponatremi saptanan tiyazid diüretik kullanımı bulunan hastaların klinik seyrine ve prognozuna etki eden faktörlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRAN MERİÇ TIĞLI
Danışman: Osman İNAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Erişkin Acil Servisi'ne 14/03/2019 ile 12/09/2023 tarihleri arasında başvuran, tiyazid diüretik kullanan şiddetli hiponatremili (<125 mEq/L) 18 yaş ve üzeri hastaların klinik seyrine ve prognozuna etki eden faktörleri araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarlanan çalışmamız için etik kurul onayı alındıktan sonra Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Erişkin Acil Servisi'ne 14/03/2019 ile 12/09/2023 tarihleri arasında başvuran ve biyokimya tetkiklerinde plazma sodyum düzeyi 125 mEq/L' den düşük tespit edilen 18 yaş ve üzeri 6317 hasta tarandı. Düzenli tiyazid diüretik kullanımı olan 293 hasta tespit edildi ve çalışmaya dahil edildi. 18 yaşından küçük olan hastalar, biyokimya tahlillerinde düzeltilmiş plazma sodyum değeri 125 mEq/L ve üzeri olan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Ciddi hiponatremik hastaların yaş, cinsiyet, başvuru şikayeti, semptomu, volemik durumu, başvuru anında bakılan laboratuvar değerleri, ek hastalıkları, yatış süresi, hastane içi mortalitesi, hastane içi enfeksiyon gelişimi incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 293 hastanın median başvuru ortancası 76.0 iken %71.7'si kadındı. Ortalama tiazid diüretik kullanım süresi 6.0 yıldı. Ortanca Charlson komorbidite indeksi (CCI) skoru 1.0'di. 273 hastada hipertansiyon tanısı mevcuttu. En sık görülen semptom halsizlikti ( %24.2). Ejeksiyon Fraksiyon ( EF) verisi olup düşük EF'li kalp yetersizliği olan hasta sayısı 17 idi (%16.2). Hastaların %58.6'sı hipovolemik, %24.5'i övolemik, %16.9'u hipervolemikti. Taburculuk sonrası tiazid diüretik kullanmaya devam eden hasta sayısı 37 (%14.2) idi. 14 günü aşan uzamış yatışı olan hasta sayısı 86 (%29.4), hastane içi enfeksiyonu olan hasta sayısı 41 (%14.0), derin ven trombozu olan hasta sayısı 2 (%0.7) ve hastane içi mortalite gerçekleşen hasta sayısı 42 (%14.3) idi. Osmotik demiyelinizasyon sendromu (ODS) ise hiçbir hastada görülmedi. İleri yaş, düşük EF'li kalp yetersizliği, hipervolemi, 72. saat sodyum yüksekliği, potasyum yüksekliği, beyaz küre yüksekliği, nötrofil yüksekliği, trombosit yüksekliği, anemi, üre yüksekliği, albumin düşüklüğü, C-Reaktif Protein (CRP) yüksekliği ve hastane enfeksiyonu varlığı hastane içi mortalite ile ilişkiliydi. Yapılan çok değişkenli regresyon analizlerinde yaş ve albümin diğer faktörlerden bağımsız olarak hastane içi mortaliteyle ilişkiliydi. Sonuç: Tiyazid diüretik kullanımı bulunan şiddetli hiponatremi saptanan hastalarda kadın cinsiyet oranı ve ileri yaş daha sık saptanmıştır. Düzenli tiyazid diüretik kullanımı olan şiddetli hiponatremi saptanan hastalarda hastane içi mortalite oranı %14.0 olup ciddi hiponatreminin mortaliteyi anlamlı olarak arttırdığı ancak başvuru sodyum düzeyi ile hastane içi mortalite arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Tiyazid diüretik kullanan şiddetli hiponatremik hastalarda başvuru 6., 12., 24., 48., 72. saatlerdeki plazma sodyum değeri düzeltme hızları ile tüm nedenlere bağlı uzamış hastane yatışı ve hastane içi mortalite arasında ilişki olmadığı görülmüştür ve takiplerinde plazma sodyum değerinin 24 saatte 5mEq/L'den az yükselmiş olan hastaların hastane içi mortalite ile anlamlı ilişkisi bulunmamıştır. Yaş ve başvuru albumin düzeyinin tüm faktörlerden bağımsız şekilde hastane içi mortalite ile ilişkili olduğu görülmüştür. Üre ve CRP yüksekliği, hastane içi enfeksiyon varlığı hastane içi mortaliteyi anlamlı bir şekilde artırmaktadır.