Brusella epididimoorşit sıklığı klinik özellikleri ve sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YÜCEL ALAYLAR
Danışman: Sibel İBA YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Brusella Epididimoorşit Sıklığı Klinik Özellikleri ve Sonuçları Brusella tüm dünyada yaygın görülen morbiditesi yüksek mortalitesi düşük zoonotik birenfeksiyon hastalığıdır. Hastalık enfekte evcil hayvaların ( keçi, inek, koyun vb.) veya yabani hayvanların (domuz vb.) idrarları ve vücut sıvıları ile bulaşır. Ayrıca bu hayvanların iyi pişirilmemiş etlerininin yenmesi ve süt ve süt ürünlerinin iyice kaynatılmadan veya pastörize edilmeden tüketilmesi sonucunda bulaşan sistemik bir enfeksiyon hastalığıdır.Hem insanlar hemde hayvanlar için önemli bir morbidite nedenidir.Gelişmekte olan ülkelerde ve ülkemizde çok ciddi ekonomik kayıplara ve önemli halk sağlığısorunlarına neden olmaktadır. Hastanemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Üroloji polikliniklerine başvuran Standart Brusella tüp aggütinasyon (STA) testinin ≥ 1/160 titre üzerinde pozitifliği veya Coombs'lu Brusella tüp agglütinasyon testinin ≥ 1/320 titre üzerindeki pozitifliklerden en az bir tanesinin saptandığı 46 erkek hasta değerlendirildi. Bu hastalar testiküler, hepatobilier, nörolojik, hematopoetik, osteoartiküler komplikasyonlar ve relaps açısından değerlendirildi. Çalışmamıza 46 erkek hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen 46 erkek hastaların yaş ortancası 37,24 ±12,84 ve ortancası 35,0 (18 – 65) idi. Brucella, testiküler tutulum dağılımları en sık epididimo-orşit 30 (%65,2), ikinci sırada epididimit 14 (%30,4) ve son olarak 2 (%4,3) orşit saptandı. Toplamda en sık sağ testiküler tutulum 30 (%65,2) tespit edildi. 27 (%58,7) hastada skrotal mayi ve 39 (%84,8) hastada vaskülarite artışı bulundu. Bu hastaların tamamında skrotal ağrı ve şişlik ile ateş yüksekliği mevcuttu. Brucella epididimo-orşit tespit edilen hastalarda fokal organ tutulumları açısından karaciğer tutulumu 19 (%41,3) ve sacroileit 15 (%32,6) hastada gözlendi. Hastaların tamamında bruselloz tanı kritelerini karşılayan brucella tüp agglütinasyonu 1:160'ın üzerinde coombs testi 1:320'nin üzerindeydi. Alkalen fosfataz 22 (%47,8) hastada 150 U/L'nin üzerinde, alanin aminotransferaz 20 (%43,5) hastada 45 U/L'nin üzerindeydi. Lökopeni 8 (%17,4) ve trombositopeni 7 (%15,2) hastada gözlendi. Bunun yanında piyüri 18 (%39,1) hastada saptanırken, hastaların tamamında C-reaktif protein 5 mg/L'nin üzerindeydi. En sık kinolon+Doksisiklin+Rifampisin 10 (%21,7) rejimi uygulandı. 22 (%47,8) hastada ikili tedavi rejimi kullanırken, 24 (%52,2) hastada üçlü tedavi rejimi uygulandı. Hastaların 30'unda (%65,2) 45 gün üzerinde tedavi uygulandı. Ortanca tedavi süresi 60 (20 – 185) gündü. Hastaların 42 'si (%91,3) hastanede yatırılarak tanı konuldu ve ortanca 8 (en küçük – en büyük; 5 – 21) gün yatırıldı. Yirmidört (%52,2) hastada tedavi sonu ultrasonografi ile değerlendirildi ve tamamında bulguların gerilediği gözlendi. Relaps gelişimi ultrasonografi bulgularından skrotal mayi varlığında istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (p=0,009). Tedavi protokolleri relaps gelişimi açısından değerlendirildi. Buna göre 45 gün ve altında tedavi alanlarda kinolon ve doksisilklin kombinasyonu alanlarda daha yüksek sıklıkta relaps gözlendi. 45 gün ve üzerinde tedavi alanlarda ise Doksisiklin + Aminoglikozid, Doksisiklin + Aminoglikozid+ Rifampisin ve Doksisiklin + Rifampisin daha az relaps gelişti. Çalışmamızda brusella epidimo-orşit vakaları kırsal kesimde daha yoğun görülmüştür. Alkalen fosfataz ile birlikte diğer inflamatuar biyobelirteçlerin yüksek saptanması relaps açısından önemli bir risk faktörü olarak değerlendirildi. Fokal organ tutulumu olarak spondilit varlığı relaps açsından anlamlı risk faktörü olarak görüldü. Brusella epididimo-orşite verilen medikal tedavi rejimleri değerlendirildiğinde özellikle ikili tedavi rejimi uygulanan hastalarda relaps riski istatistiksel anlamlı olarak yüksek görüldü