Obezitesi bulunan hastalarda medikal veya cerrahi tedavinin non-invaziv karaciğer fibrozis indekslerine etkisinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞİN YAZICILAR

Danışman: Murat AKARSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obezite, giderek artan prevalansı nedeni ile çağımızın pandemisi olarak değerlendirilmektedir. Mortalite ile sonuçlanabilen sayısız komplikasyonlarından önemli bir tanesi de non-alkolik yağlı karaciğer hastalığıdır. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının tanısının altın standart tanı yöntemi karaciğer biyopsisidir. Fakat biyopsinin invaziv işlem olması nedenli non-invaziv tanı yöntemleri geliştirilmiştir. Çalışmamızın amacı obezitenin medikal veya cerrahi tedavisi ile non-invaziv karaciğer fibrozis indekslerinde iyileşme olup olmadığını gözlemlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup dahil edilen hastalar Ocak 2017-Aralık 2021 tarihleri arasında diyabetes mellitus tanısı bulunmayan obezitesi nedenli medikal veya cerrahi tedavi yöntemine başvuran hastalardan seçildi. Seçilen hastalar orlistat, orlistat ve metformin kullanan, sleeve gastrektomi uygulanan grup olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastaların elektronik kayıtları taranarak demografik özellikleri ve non-invaziv fibrozis indekslerinden FIB-4, APRI, API, BRAD skorları elde edildi. Kilo ve indekslere 3. ve 6. ayda tekrar bakıldı, karşılaştırması yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 203 obezite tanılı hasta dahil edildi. Hastaların %90.6 (n=184)'sı kadın ve ortalama yaşı 38.83±10.74 yıl tespit edildi. Çalışmanın %35 (n=71)'ini orlistat kullanan grup, %29.6 (n=60)'sını orlistat ve metformin kombine tedavisi alan grup, %35.5 (n=72)'ini ise sleeve gastrektomi operasyonu uygulanan grup oluşturmaktaydı. Bütün gruplarda 3. ve 6. aydaki kilo kaybı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Sleeve gastrektomi uygulanan grup diğer iki grup ile incelendiği zaman ise kilo kaybında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlendi (p<0.001). Non-invaziv fibrozis indeklerinde ise orlistat kullanan grupta sadece API değerinde 0 ile 3. ay ve 3 ile 6. ay arasındaki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulundu (sırasıyla; p=0.035, p=0.025). Orlistat ve metformin birlikte kullanan grupta ise her iki takipte de bakılan FIB-4, APRI, API, BARD indekslerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik görülmedi. Sleeve gastrektomi operasyonu uygulanan grup incelendiğinde 6. ayda başlangıca göre APRI değerinde istatistiksel olarak anlamlı viii düşüş (p=0.003) görülürken FIB-4, API ve BARD indekslerinde anlamlı olarak yükselme mevcut idi (sırasıyla; p=0.035, p=0.007, p=0.001). Sonuç: Çalışmamızda obezite yönetiminde medikal veya cerrahi tedavi sonrası etkin kilo kaybı olduğu gösterilmiştir. Orlistat ile orlistat ve metformin beraber kullanımının karaciğer non-invaziv fibrozis indeksleri üzerine nötr etkisinin olduğu tespit edilirken sleeve gastrektomi operasyonu sonrası 6. ayda artış olduğu gözlenmiştir. Sleeve gastrektomi operasyonu sonrası fibrozis değerlerinde artışın görülmesi başlangıç fibrozis değerlerinin düşük saptanmasına, ameliyatla indüklenen sitokin ve reaktif oksijen metabolitleri salınmasına, uygulanan cerrahi prosedürlerin farklılığına, operasyon sonrası devam eden refrakter insülin direncine bağlanabilmektedir.