N-asetil sistein (Nac), sıçan femur diafiz kırıklarında kırık iyileşmesini hızlandırır mı? Histopatolojik, radyolojik, biyomekanik çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK YILDIRIM
Danışman: Cemil ERTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kırık iyileşmesi biyolojisinin, iyileşmede rol alan biyolojik faktörlerin ve bunların etkilerinin anlaşılır hale gelmesiyle, iyileşme süresini kısaltmak ve kaynama oranlarını en üst düzeye çıkarmak için kırık tedavisinde birtakım yenilikler gündeme gelmiştir. Oksidatif stresin kırık iyileşmesini etkilediği ve travmanın oksidatif stresi artırdığı bilinmektedir. N-asetilsistein (NAC) hücre içi glutatyon oranını artırarak antioksidan etki oluşturan bir molekül olup, bu özelliği sayesinde osteoblastik aktivite artışı ve kemik rejenerasyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Güncel çalışmalarda merak uyandıran ve birçok alanda araştırmaları devam eden NAC'ın, kırık iyileşmesi üzerine etkili olacağını öngördük. Bu nedenle, sıçan femuru kırık modellemesi yaparak, kemik iyileşmesinde, N-asetilsistein (NAC) etkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, 24 adet Wistar Hannover ırkı erkek sıçan kullanıldı. Sıçanlar, N-asetilsistein tedavi grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrıldı (n=12). Her grup üyesinin sağ femuruna açık osteotomi sonrası Kirschner-teli ile tespit uygulanarak standart kırık modeli oluşturuldu. Tedavi grubuna 21 gün NAC verilirken; kontrol grubuna 21 gün izotonik sıvı verildi. 3 haftalık takip sonrası sıçanlar sakrifiye edildi. Deney ve kontrol grubu, histopatolojik ve biyomekanik değerlendirme yapılabilmesi için rasgele iki alt gruba bölündü (n=6). Histopatolojik inceleme yapılacak sıçanların kırık modeli oluşturulan sağ femur numuneleri Hematoksilen-Eozin (H&E) boyaması sonrası Huo skorlamasına göre değerlendirildi. Tedavi ve kontrol grubundaki sıçanların tamamına radyografi çekildi ve "Radiographic union score for tibial fractures" (RUST) skoruna göre değerlendirme yapıldı. Biyomekanik çalışma yapılacak olan sıçanların ise kırık modeli oluşturulan sağ taraf ve sağlam olan sol taraftan femur numuneleri elde edilerek 3-nokta eğme testi uygulandı. Maksimum yük (N) ve sertlik (N/mm) değerleri elde edildi. Mann Whitney-U ve Spearman's rho korelasyon analizleri ile istatistik değerlendirmesi yapıldı. Bulgular: Huo skorlamasına göre yapılan histopatolojik incelemede deney grubunun iyileşme skoru kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p:0.003,p 0,05). Radyolojik ve biyomekanik değerlendirme sonuçları arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p>0,05). Sonuç: Sıçanlar üzerinde yaptığımız deneysel çalışmanın neticesinde, NAC'ın kırık iyileşmesine olumlu şekilde katkıda bulunduğu histopatolojik olarak gösterildi. Radyolojik ve biyomekanik parametrelerde ise iyileşme bulgusu saptanmadı. Buna karşın, histopatolojik sonuçlarla radyolojik bulgular arasında önemli bir ilişki bulundu. NAC'ın, bu deneysel çalışmada kırık iyileşmesini artırdığı gözlendi. Bundan dolayı travmatik kırık olgularında adjuvan bir tedavi yöntemi olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Kırık modeli, N-asetilsistein, Reaktif oksijen spesimenleri