Adenotonsil hipertrofisine bağlı uykuda solunum bozukluğu olan çocuklarda hiperkoagülasyon ve kardiyak risk birlikteliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DOĞUKAN DEMİR

Danışman: Murat GÜMÜŞSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, adenoid ve tonsil hipertrofisine bağlı ileri derece üst havayolu obstrüksiyonu nedeniyle uykuda solunum bozukluğu gözlenen çocuk hastaların kardiyolojik ve biyokimyasal parametrelerdeki patolojik değişimleri saptamak ve bunları kontrol gruplarıyla karşılaştırarak cerrahi sonrası olası patolojilerde ki düzelmeleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi kliniğine Ocak 2021-Temmuz 2022 tarihleri arasında başvuran 4-12 yaş arası ileri evre adenotonsiller hipertrofi ve buna bağlı en az 6 ay süreyle uykuda solunum bozukluğu semptomları olan 52 çocuk hasta ve kontrol amacıyla kliniğimize başvuran 55 sağlıklı gönüllü dâhil edildi. İleri evre adenotonsiller hipertrofi ve buna bağlı uykuda solunum bozukluğu olan tüm hastalara soğuk bıçak yöntemiyle adenotonsillektomi operasyonu yapıldı. Operasyondan önce elektrokardiyografi ve renkli doppler ekokardiyografi ile tüm hastalar kardiyolojik açıdan değerlendirildi. Tüm hastalardan operasyon sabahı fibrinojen, trombosit sayısı, ortalama trombosit hacmi ile CD41, CD42A, CD61 yüzey ekspresyon markerlarını(sırasıyla glikoprotein IIb, IX ve IIIa) değerlendirmek amacıyla kan örnekleri alındı. Kardiyolojik değerlendirme açısından oluşturulan kontrol grubu hastaları elektrokardiyografi ve renkli doppler ekokardiyografi ile biyokimyasal değerlendirme açısından oluşturulan kontrol grubu hastaları da benzer şekilde uyku sonrası ilk bir saat içinde kan örnekleri alınarak değerlendirildi. Ameliyat öncesi kardiyolojik patoloji saptanan hastalar ameliyat sonrası 12. Ayda tekrar kan sonuçları ve ekokardiyografi ile değerlendirildi. Bulgular: ileri evre adenotonsiller hipertrofisi ve uykuda solunum bozukluğu olan çocuk hastalarda triküspit ve pulmoner yetmezlik oranı 13/52 (%25) olup, kontrol hastalarının ekokardiyografi bulgularına göre istatiksel olarak önemli ölçüde yüksek saptandı(p<0,001). Sabah fibrinojen düzeyleri hasta grupta kontrol grubuna göre istatiksel olarak yüksek bulundu(p=0,036). Glikoprotein IX'un yüzey reseptör göstergesi olan CD42A'nın obstrüktif uykuda solunum bozukluğu olan çocuklarda kontrol grubuna göre istatiksel olarak azaldığı görüldü(p=0,003). Tüm bu parametrelerde adenotonsillektomi sonrasında anlamlı düzelme görüldü(sırasıyla p<0,001, p=0,028, p<0,001). Sonuç: Kardiyak patolojiler ve hiperkoagulasyon oluşturan sebeplerin obstrüktif uykuda solunum bozukluğu olan çocukları birlikte veya tek başına etkileyebileceği, ameliyat sonrası ise belirgin bir düzelme olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: adenotonsiller hipertrofi, fibrinojen, trombosit aktivasyonu, uykuda solunum bozukluğu.