İntravasküler volüm açığı olan olgularda vena kava inferior kollapsibilite indeksinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERYEM MERVE CENGİZ

Danışman: Hasan AĞIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamızda dehidratasyon kliniği mevcut olguların noninvaziv bir yöntem olan yatak başı USG ile dehidratasyon tanısının desteklenerek, uygunsuz sıvı verilmesi ve dehidrtasyona bağlı mortalite ve morbiditetinin en aza indirgenmesi amaçlanmaktadır. Literatürde bu konuda yeterli pediatrik vaka serisi bulunmaması nedeniyle literatüre katkı yapılması da amaçlanmıştır. Yatak başı USG ile IVKKİ ölçülerek dehidratasyon tanısı oldukça hızlı bir şekilde noninvaziv olarak saptanabilecektir. Gereç ve Yöntem: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi' nde Temmuz - Kasım 2016 tarihleri arasında intravasküler volüm açığı saptanan olguların epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar sonuçları ve USG ölçümlerinin prospektif olarak incelemesi yapılarak bilgiler kayıt edildi. Vaka – kontrol şeklinde planlanan çalışmamıza 23 hasta, 23 kontrol olgusu dahil edilmiş olup, toplam 23 adet hastaya ait başvuru sırasındaki USG ile 1.ölçüm ve hidrasyon sonrası 2.ölçüm IVC ekspiryum ve inspiryum çapları, kollapsibilite indeksi kaydedildi. Olgular çalışmadan dışlandıktan sonra toplam 44 çocuk çalışmaya alındı. Bu olguların 18'i kontrol (% 40,9), 26'sı ise hasta grubunu (% 59,1) oluşturmaktaydı. Çalışmaya alınan her bir hasta için yaş ve cinsiyeti benzer dehidratasyon kliniği olmayan acil servise ve yoğun bakım ünitesine dehidratasyon dışı sebeplerle başvurmuş bir kontrol olgusu seçildi. Tek bir radyoloji uzmanı tarafından, IVK subksifoid alandan longitudinal aksta hepatik ven birleşim yerinin 1 cm altından, sağ atriuma giriş noktasından ölçüldü. İnferior vena kava' nın inspiryum ve ekspiryum sırasında görüntüleri kaydedildi. Sayısal verilerin karşılaştırılmasında dağılımı normal ise student t test, değil ise Mann Whitney U test kullanıldı. Nominal veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek için Ki-Kare veya Fisher Exact testi kullanıldı. Dehidratasyon derecesi ile biyokimyasal veriler arasında korelasyon analizi uygulandı. Hasta grubunun hidrasyon öncesi ve sonrası USG ölçümlerinin karşılaştırılması için Wilcoxon testi kullanıldı. Dehidratasyon yüzdesi ile IVKKİ arasında korelasyon analizi yapıldı. Yaş ve IVK çap arasında Spearman' s korelasyon analizi kullanıldı. İnspiryum ve ekspiryumda IVK çapı, IVKKİ için bir sınır değeri belirleyebilmek amacıyla ROC analizi uygulandı. Tüm analizler SPSS 15.0 programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda hasta ve kontrol grubunda yapılan inspiryum ve ekspiryum IVK çap ölçümlerinde; hasta grupta IVK çaplarının daha düşük olduğu gözlendi (sırasıyla p < 0,001 ve p = 0,02 ). Yeni bir hesaplama olan IVKKİ ise çalışmamızda kontrol grubuna kıyasla hasta grupta anlamlı yüksek saptandı (p < 0,001). Hasta grupta İV hidrasyon uygulaması sonrası olguların IVK çaplarının arttığı ve indeks değerlerinin anlamlı oranda azaldığı gözlendi (p=0,009 ve p < 0,001). Çalışmamızda ROC analizi ile IVK inspiryum, ekspiryum çapı ve IVKKİ için eşik değerler saptandı. Sensitivite ve spesifiteleri belirlenerek pediatrik literatüre katkı yapıldı. Sonuçlar: Dehidratasyonun hızlı ve doğru tanınması için yatak başı USG ile IVK değerlendirilmesi sensitivite ve spesifitesi oldukça yüksek bir tanı metodudur. Doğru tanı ile uygun tedavi edilen olgularda mortalite ve morbidite önemli ölçüde azalmaktadır. Anahtar kelimeler: Dehidratasyon, Yatak başı ultrasonografi, İnferior vena kava, İnferior vena kava kollapsibilite indeksi.