Ailevi akdeniz ateşli çocuklarda ürik asit, D-Dimer ve vitamin D'nin ataklarla ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BELEN ATEŞ

Danışman: Hasan DURSUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ailevi Akdeniz Ateşi, dünyadaki en çok görülen monogenik kalıtım gösteren oto-enflamatuvar bir hastalıktır. Tipik olarak 12-72 saat süren ataklar şeklinde ateş ve sinoviyal, serozal ve deri inflamasyonlarıyla birlikte görülmektedir. Burada hedefimiz Ailevi Akdeniz Ateşli çocuklarda atak ve atak dışı vitamin D, D-dimer ve ürik asit düzeylerine bakarak, bu belirteçlerin hastalığın izlemindeki rollerini saptamaktır. Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, Çocuk Nefrolojisi Bölümü'nde yapıldı. Çalışma retrospektif kesitsel vaka serisi olarak tasarlandı. Çalışmaya Ailevi Akdeniz Ateşi tanısı alıp çocuk nefrolojisi kliniğinde izlenen, 2.5-18 yaş arası 178 hasta alındı. Hastaların 38'i atak döneminde, 140'ı ise atak dışı dönemde çalışmaya alındı. Hastaların doğum tarihleri, cinsiyetleri, yaşları, boyları, kiloları, hastalıklarının tanı yaşı, atak sıklıkları ve atak bulguları, kan D vitamini düzeyleri, D-Dimer, hemogram ve biyokimya sonuçları hasta dosyaları ve hastane otomasyon sistemlerinden bakılarak bilgi formuna eklendi. Çalışmaya alınan hastaların 83'ü kız ve 95'i erkek olup kız/erkek oranı 1.14 saptanmıştır. Çalışmamızda hastaların tanı yaşı ortalamaları 8.65 ± 3.54 yıl olarak saptanmıştır. Hastaların aile öyküsü incelendiğinde hastaların %57.9'unun aile öyküsünün olduğu ve %42.1 hastanın ise aile öyküsünün olmadığı saptanmıştır. Hastaların atakları sırasında en çok saptanan bulgu %100 oranı ile ateş, ikinci sıklıkta %93.3 oranı ile karın ağrısı olmuştur. Bunun dışında %4.5 hastada karın ağrısı ile eklem ağrısı birlikyken, %2.2 hastada ise sadece eklem ağrısı saptanmıştır. Hastalarda %38.8 oranı ile R202Q heterozigot polimorfizmi en sık olup, bunun dışında %37.1 hastada M694V heterozigot mutasyonu saptanmıştır. Hastaların kan D vitamini düzeyleri 21.94 ± 11.98 (ng/mL) ile %86.5 hastada normal değerlerin altında saptanmıştır. Atakta olan hastalarda lökosit, C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hızı, serum amiloid A, ürik asit, D-dimer değerleri atak dışındaki hastalara oranla daha yüksek saptanmıştır. (p=0,001, p=0,001, p=0,001, p=0,001, p=0,022, p=0,001) Sonuç olarak çalışmamızda D vitamini düzeyleri Ailevi Akdeniz Ateşli çocuklarda düşük bulundu. D-dimer ve ürik asit düzeyleri ise tüm hastalarda normal düzeylerde olmasına rağmen atakta olan çocuklarda atak dışı olan hastalara göre daha yüksek saptandı. Bu sonuçlara göre Ailevi Akdeniz Ateşi olan çocuklarda D vitamini desteklenmelidir. Ayrıca izlemde ve atak sırasında D-dimer ve ürik asit parametrelerinin belirteç olarak kullanılması önerilebilir. Bu amaçla daha geniş serili ve daha fazla çalışma yapılmalıdır.