İntraserebral kanamalarda kanama lokalizasyonunun ve yayılımının prognoza etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYGUL RASULOVA

Danışman: Hülya ERTAŞOĞLU TOYDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ-AMAÇ: İntraserebral kanamalar (İSK), ağır nörölojik defisitlerle seyreden ve 30 günlük mortalitesi %40 oranında olabilen beyin parankimi içine kanamalar olarak tanımlanır. Çalışmamızın amacı, intraserebral kanama hastalarında risk faktörlerinin, hematom özelliklerinin, lokalizasyonunun ve yayılımının prognoza etkisini değerlendirmek, hematom rezorbsiyon hızını etkileyebilecek faktörleri belirlemektir. GEREÇ-YÖNTEMLER: Çalışmamıza 2015-2021 yılları arasında kliniğimize görüntüleme yöntemleri ile kesin spontan intraserebral kanama tanısı alan 179 hasta dahil edildi. Retrospektif olarak yapılan bu çalışmada hastaların demografik ve klinik bulguları, kanama lokalizasyonu, miktarı, yayılımı ve laboratuvar tetkikleri değerlendirildi. Başvuru sırasında ve yedinci günde çekilmiş BT incelemeleri üzerinden hematom hacmi ve kanama rezorbsiyon hızı hesaplandı. Hastaların fonksiyonel düzelmesi hastaneye başvurusunda, 1. ve 3. ayında Modifiye Rankin Skoru (mRS) (mRS 0- 2 iyi, mRS≥3 kötü prognoz), Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ) ve Barthel İndeksi (Bİ) ile değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya katılan 179 hastanın %37,4'ü (n=67) kadın, %62,6'sı (n=112) erkekti, yaşları ort:62,90±15,14 yıldı. Olguların %31,8'i antiagregan, %10,7'si antikoagülan kullanırken, %57,5'i ilaç kullanmamaktaydı. Özgeçmişlerinde %68,7'sinde hipertansiyon, %27,9'unda diyabet, %26,3'ünde inme ve %15,6'sında koroner arter hastalığı mevcuttu. Hematom lokalizasyonları; %42,5'inde lober, %8,4'ünde serebellar, %21,2'sinde talamik, %24'ünde bazal gangliya ve %3,9'unda beyin sapı şeklindeydi. Olguların %5'inde ilk 7 günde, %7,8'inde 30 günde mortalite saptandı. İlk BT'de kanama volümü 21,78±29,77 cm3 idi. Rezorbsiyon hızı 0,65±0,91 (0-4,1) cm3/gündü. Hastane yatış süreleri 13,87±12,08 (3-123) gündü. Olguların ilk mRS skoru 3,47±1,39; üçüncü ay skoru 1,93±2,11 idi, %51,4 olgu mRS'e göre kötü prognozluydu. Bİ ve FBÖ skoruna göre olgular sırasıyla %50,8 ve %50,3'ünde kötü prognozluydu. Kötü prognozlu olguların yaşları daha ileriydi, rezorbsiyon hızı ölçümleri (p=0,002; p 0,05). İlk BT'de kanama volüm ölçümü ile rezorbsiyon hızı arasında istatistiksel anlamlı iyi düzeyde ilişki saptandı (p=0,001). SONUÇ: İskemik inme ile karşılaştırıldığında, İSK daha yüksek mortaliteye ve daha şiddetli sakatlığa yol açmaktadır İSK oluşumunda risk faktörlerinin, özellikle değiştirilebilir olanların belirlenmesi, tedavi modaliteleri ve prognoz tahmini için ipuçları verecektir. Çalışmamızda erkek cinsiyet, inme ve koroner arter hastalığı öyküsü, hematomun hacmi, lokalizasyonu, rezorbsiyon hızını etkileyen faktörler olarak bulundu. Lober ve serebellar yerleşimli hematomlarda ve hematom volümü fazla olan hastalarda rezorbsiyon hızı yüksek bulundu. Rezorbsiyon hızının yüksek olmasının iyi prognozla ilişkili olacağı düşünülse de bulgularımız aksi yönde olmuştur. Hematom lokalizasyonlarının da prognoz üzerine etkisiz olduğu, rezorbsiyon hızının kötü prognozla tek başına ilişkili olmadığı ve volüm ölçümlerinin prognoz açısından daha anlamlı olacağı akla gelmiştir. Warfarin ve YOAK arasında kanama ölçümleri ve prognoz açısından anlamlı fark bulunmaması diğer bir önemli sonuçtu. Hastaların prognoz tayininde demografik, klinik, laboratuvar verilerinin yanısıra hematom hacmi, lokalizasyonu gibi radyolojik belirteçlere hematom rezorbsiyon hızı ölçümünün de katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz. Anahtar kelimeler: intraserebral hemoraji, risk faktörleri, etiyoloji, prognoz, mortalite, rezorbsiyon hızı.