İskemik priapizmde intrakavernozal stromal vasküler fraksiyon tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RAMAZAN ÖMER YAZAR
Danışman: Ahmet Yaser MÜSLÜMANOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ Bu çalışma, deneysel iskemik priapizm modelinde intrakavernozal stromal vasküler fraksiyon (İKSVF) tedavisinin erektil fonksiyon, histopatolojik ve moleküler parametreler üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEMLER Toplam 24 erkek Wistar Albino sıçan üç gruba ayrılmıştır: Sham (n=8), priapizm (n=8) ve priapizm+İKSVF tedavi grubu (n=8). Priapizm ve priapizm+tedavi gruplarında bir saat süreyle iskemik priapizm modeli oluşturulmuştur. Tedavi grubuna, konstrüktör bandın çıkarılmasını takiben İKSVF uygulaması yapılmıştır. Dört haftalık takip sonunda, elektriksel stimülasyonla intrakavernozal basınç (ICP) ve ortalama arter basıncı (MAP) ölçümleri yapıldı. Penil dokularda inflamasyon, fibrozis, endotel bütünlüğü, NOS izoformları, BCL proteini ve çeşitli büyüme faktörlerine yönelik (NGF, BDNF, VEGF, TGF) histopatolojik ve moleküler analizler gerçekleştirilmiştir. BULGULAR Priapizm grubunda, sham grubuna kıyasla ICP/MAP oranında anlamlı azalma, fibrozis ve endotel hasarında ise artış gözlenmiştir. Tedavi grubu, priapizm grubuna göre daha yüksek ICP/MAP değerleri ve daha düşük doku hasarı bulguları göstermiştir. İmmünohistokimyasal incelemelerde, BCL ailesi protein ve NOS izoform ekspresyonlarında priapizm grubunda belirgin değişiklikler izlenmiş; İKSVF uygulamasıyla bu parametrelerde kısmi iyileşme gözlenmiştir. NGF, BDNF, VEGF ve TGF gibi büyüme faktörlerinin ekspresyonlarında tedavinin genel olarak kısmi fayda sağladığı, ancak istatistiksel olarak bazı parametrelerde anlamlı farklılıklara ulaşılmadığı görülmüştür. SONUÇ İKSVF tedavisi, deneysel iskemik priapizm modelinde erektil fonksiyonun korunmasına ve doku hasarının azaltılmasına yönelik potansiyel bir yaklaşım olarak dikkat çekmektedir. Özellikle ICP verilerindeki iyileşme ve histopatolojik değerlendirmelerde gözlenen fibrozis ve endotel hasarındaki azalma, İKSVF'nin klinik uygulamalarda alternatif bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir. Ancak moleküler düzeyde değerlendirilen bazı parametrelerde anlamlı iyileşmeler sağlanamamıştır; bu nedenle tedavinin etkinliğinin daha geniş kapsamlı çalışmalarda doğrulanması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Priapizm, Kök hücre, Fibrozis