Abdominal aort anevrizmalarının endovasküler tedavisinde post operatif endoleak yönetimi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET SÜHA ARSLAN
Danışman: İbrahim ÖZSÖYLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Abdominal aort anevrizmalarının tedavisinde konvansiyonel açık cerrahinin yanında, endovasküler aort tamiri(EVAR); ilerleyen teknolojiyle beraber endikasyon çerçevesi genişletilerek zorlu anatomilerde dahi başarıyla yapılmaktadır. EVAR sonrası gelişen komplikasyonlar içerisinde endoleakler takip ve tedavi edilmezse mortalite ve morbiditesi yüksek bir klinik tablodur. Bu çalışmanın amacı postoperatif dönemde gelişen endoleaklerin yönetiminin nasıl olması gerektiğini kendi sonuçlarımızla ortaya koyup literatürdeki yöntemler ile karşılaştırarak hastaları gelişebilecek yeniden müdahaleler ve anevrizma rüptüründen korumaktır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde Mayıs 2017-Eylül 2020 tarihleri arasında abdominal aort anevrizması nedeniyle EVAR uygulanan 37 hasta dahil edilmiştir. Çalışmamız retrospektif ve gözlemsel olarak tasarlanmıştır. Veriler hasta dosyalarından ve Akgün HBYS sistemi üzerinden retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların demografik verileri, endoleak gelişimine etkili olabilecek preoperatif verileri araştırılmış ve istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalamaları 69,8±7,3 yıl idi. Boy ortalamaları 172,0±7,9 cm, kilo ortalamaları ise 87,1±18,2 kg olduğu gözlendi. BMI değeri ortalamaları 29,2±4,3 kg/m2 olduğu belirlendi. Hastaların preoperatif; 17(%54,1)'sinde Hipertansiyon (HT), 12 (% 32,4)'sinde Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı (KOAH), 5 (% 13,5)'inde Diabetes Mellitus (DM), 8 (% 21,6)'inde Koroner Arter Hastalığı (KAH) öyküsü mevcuttu. Hastaların 15 (% 40,5)'inde de endoleak varlığı tespit edildi. Endoleak izlenen 15 hastanın 6'sında Tip Ia, 5inde tip II (4'ü inferior mezenterik arter, biri lomber arter kaynaklıydı.), 3'ünde tip Ib, birinde ise; tip Ia ve tip Ib birlikte izlendi. Tip Ia endoleak izlenen 6 hastanın 3'ü balon ile 1'i aortik cuff ile tedavi edilmiş. Biri açık cerrahi onarımla tedavi edilmiş, diğer hastaya operasyon önerilmiş fakat tedaviyi reddeden hasta sonrasında akciğer kanseri komplikasyonu sebebiyle kaybedilmiştir. Tip II endoleak görülen 5 hasta ve tip Ia ve Ib'nin birlikte seyrettiği bir hastanın; girişim uygulanmadan antikoagülan ve antiagregan medikasyonları kesilmiş ve takiplerinde endoleaklerin kaybolduğu görülmüştür. Hastaların over size (%) değeri ortalaması 18,5±3,3 olduğu gözlenirken; 16 (% 43,2) hastanın over size (%) değeri 20 altında, 21 (% 56,8) hastanın ise 20 ve üzeri olduğu tespit edildi. Hastaların yaş, boy, kilo ve BMI değerleri ile endoleak grupları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Hastaların endoleak grupları ile ek hastalık bulguları arasında anlamlı bir farklılık gözlenmedi (p>0,05). Hastaların anatomik özellikleri ile (anevrizma boyun çapı (mm), boyun uzunluğu(mm), greft ana gövde çapı (mm), anevrizma maksimum çapı (mm), sol ve sağ common iliak arter ve greft iliak bacak çapları (mm)) endoleak varlığı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Hastaların laboratuar bulguları ile endoleak varlığı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi. (p>0,05). Sonuç: Hastaların preoperatif demografik verileri ile endoleak gelişimi arasında bağlantı tespit edilmemiştir. Hastaya uygun greft seçimi, anatomik gerekliliklere uygun hasta seçimi ve uygulayıcının deneyimi endoleak gelişimini engelleme açısından önemlidir. EVAR sonrası gelişen endoleaklerin yönetiminde güncel kılavuzlar eşliğinde endoleak tipine uygun yaklaşımda bulunmanın yanında; antikoagülan ve antiagreganların kesilmesi ile de bazı endoleaklerin kaybolabileceği unutulmamalı ve her hastanın kendi patofizyolojisinde değerlendirilip endoleak yönetiminin hastaya göre özelleştirilmesi kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Abdominal aort anevrizması, endovasküler prosedür, endoleak