Anca ilişkili vaskülit tanısıyla takip edilen hastalarda sağkalım, demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi: Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Aaraştırma Hastanesi Romatoloji Kliniği retrospektif kohort çalışması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER AYOĞLU
Danışman: Abdulbaki KUMBASAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde takip edilen ANCA ilişkili vaskülit (AİV) tanılı hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve prognoz özelliklerini değerlendirmek, alt tipler arasındaki farklılıkları ortaya koymak ve sağkalım verilerini literatürle karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmaya, 2015–2024 yılları arasında AİV tanısı almış ve düzenli takibi bulunan toplam 39 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, ANCA alt tipleri, klinik bulguları, organ tutulumları (özellikle böbrek ve akciğer), laboratuvar parametreleri, komorbiditeleri, indüksiyon ve idame tedavileri hasta dosyaları ve hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden retrospektif olarak elde edilmiştir. Veriler tanımlayıcı istatistikler ile sunulmuş; alt tipler arası karşılaştırmalar uygun istatistiksel testler kullanılarak yapılmıştır. Sağkalım Kaplan–Meier yöntemi ile tanımlayıcı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 59,0±15,1 yıl olup %53,8'i erkekti. Tanı alt tiplerine göre dağılım %69,2 granülomatoz polianjit (GPA), %23,1 mikroskopik polianjit (MPA) ve %7,7 eozinofilik granülomatoz polianjit (EGPA) şeklindeydi. En sık tutulan organlar akciğer (%89,7) ve böbrek (%71,8) olarak saptandı. Akciğer tutulumu tüm alt tiplerde yüksek oranlarda izlenirken, renal tutulum GPA ve MPA hastalarında daha sık görüldü. Tanı anında renal tutulumu olan hastalarda serum kreatinin düzeyleri daha yüksekti. KBB tutulumu ve periferik sinir sistemi tutulumu açısından alt tipler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptandı (p<0,05). İndüksiyon tedavisinde en sık siklofosfamid kullanılırken, idame tedavisinde mikofenolat mofetil ve rituksimab öne çıktı. İzlem sürecinde iki hastada (%5,1) mortalite izlendi; her iki olguda da akciğer tutulumu mevcut olup ölüm nedeni pnömoni ilişkili sepsis olarak kaydedildi. Beş yıllık sağkalım oranı %94,9 olarak hesaplandı. Sonuç: AİV hastalarında organ tutulum dağılımı ve sağkalım verilerimiz literatür ile uyumludur. Siklofosfamid halen en sık kullanılan indüksiyon ajanı olmakla birlikte, son yıllarda ritüksimab ve MMF kullanımının arttığı gözlenmiştir. Çalışmamız, böbrek tutulumlu ve yüksek kreatinin düzeyine sahip hastalarda mortalite riskinin arttığını göstermiştir. Bu nedenle, erken tanı, sistematik organ değerlendirmesi ve yakın izlem özellikle bu hasta grubunda kritik öneme sahiptir. Aynı zamanda çalışma, AİV'nin tanı ve izleminde klinik pratiğe yönelik uygulanabilir mesajlar da sunmaktadır.