Birinci basamakta takip edilen 18-49 yaş grubunda gebe olan ve olmayan kadınlarda anksiyete ve depresyon durumlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELVER YILMAZ KALYONCU
Danışman: Mustafa Reşat DABAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç Gebelikte görülen anksiyete ve depresyon hem bebeği ve anneyi etkilemektedir. Annede gebelik ve doğum komplikasyonlarına neden olurken çocuklarda da hem anne karnında hem de doğum sonrası birçok kronik hastalığa sebep olmaktadır. Bu süreçte anksiyete ve depresyona neden olan sosyodemografik ve sosyoekonomik birçok faktör bulunmaktadır. Çalışmamızın amacı, depresyon ve anksiyetenin kadınlarda en sık görüldüğü yaş aralığı olan 18-49 yaş aralığında gebe olan ve olmayan kadınların anksiyete ve depresyon oranlarının belirlenmesi, neden olan faktörlerin belirlenmesi ve sonucunda erken tanı ile oluşabilecek sorunları erken saptayıp erken müdahale edilmesini sağlamaktır. Gereç-Yöntem İstanbul Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi Bağcılar Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı, 27.05.2021 – 12.07.2021 tarihleri arasında polikliniğe başvuran 18-49 yaş grubunda olan gebeler ile gebe olmayan kadınlar dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan kadınların anksiyete ve depresyon düzeylerini belirlemek için Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) yüzyüze görüşme yöntemiyle uygulandı. Çalışmada 18-49 yaş grubunda gebe kadınlar ile gebe olmayan kadınların anksiyete ve depresyon düzeyleri incelendi. Ayrıca, anksiyete ve depresyon düzeyleri ile sosyodemografik ve klinik özellikler arası ilişki değerlendirildi. Bulgular Çalışmaya 52 gebe ve 52 gebe olmayan kontrol grup olacak şekilde 104 kadın alındı. Gebelerin BAÖ median puanı 7.5, BDÖ median puanı 10.5 olarak saptandı. Gebelerde median BAÖ ve BDÖ puanları gebe olmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksekti (p<0.001, p<0.001). Gebelerin %50'si (n=26) "minimal düzeyde anksiyete" belirtileri gösterirken, %30,8'i "hafif düzeyde anksiyete" anksiyete belirtileri, %17,3'ü "orta düzeyde anksiyete" belirtileri ve %1,9'u da "şiddetli düzeyde anksiyete" belirtileri gösterirken; gebelerin %46,2'si "Minimal depresif semptom", %25,0'ı "hafif depresif semptom", %21,2'si "orta depresif semptom" ve %7,7'si de "şiddetli depresif semptom" belirtileri göstermekteydi. Gebelik haftası arttıkça depresyon düzeyinin arttığı ve özellikle de hafif depresyon belirtilerinin anlamlı derecede yükseldiği saptandı (p=0.005). Üçüncü trimesterde olan gebelerde BDÖ puanlarının istatistiksel olarak daha yüksek olduğu görüldü. Gebelerin meslekleri ve çalışma durumlarının anksiyete düzeyi üzerine etkisi olmadığı görülürken; ev hanımı olanlarda anlamlı derecede daha yüksek depresyon düzeyi olduğu ve aylık gelir düzeyi yüksek gebelerde ise anksiyete ve depresyon düzeyleri daha düşük olduğu saptandı (sırasıyla, p<0.001 ve p=0.027). Gebelerin çalışıyor olmasının depresyon düzeyini azalttığı ve çalışmayan gebelerde istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek düzeyde depresyon belirtileri görüldü (p=0.003). Sonuç Gebelikte anksiyete ve depresyon görülme sıklığı belirgin derecede artmaktadır. Gebelerdeki anksiyete ve depresyonun bulguların hekimler tarafından saptanması bu konuda farkındalığın arttırılması ile mümkündür. Gebelik sürecinde sosyoekonomik, sosyodemografik ve diğer birçok faktör anksiyete ve depresyon gelişimi üzerine etkilidir. Anahtar kelimeler: gebelik, anksiyete, depresyon, beck anksiyete ölçeği, beck depresyon ölçeği