Orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi hastalarında apne-dominant ve hipopne-dominant alt tiplerinin klinik ve polisomnografi verileri ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TURGUT MERT ÖZGÜR
Danışman: Zeynep Zeren UÇAR HOŞGÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:OUAS hastalarında solunum olayları ayrıntılı biçimde tanımlanabilmekte olsa da, apne veya hipopne baskınlığının klinik sonuçlara etkisi hakkında sınırlı bilgi bulunmaktadır. Obstrüktif uyku apnesi çalışmalarında yaygın olarak kullanılan Apne-Hipopne İndeksi (AHİ), tanı ve evrelemede temel bir parametre olsa da, AHİ'yi oluşturan apne ve hipopne bileşenlerinin fizyopatolojik ve klinik etkileri farklılık gösterebilir. Bu çalışmanın amacı, orta ve ağır OUAS tanısı alan hastalar arasında apne-dominant ve hipopne-dominant alt tiplerin klinik ve polisomnografi verileri açısından farklılıklarını belirlemektir. Solunumsal olayların özellikleri, oksijenasyon düzenleri, uyku mimarisi ve arousal indeksi gibi parametreler karşılaştırılacaktır. GEREÇ VE YÖNTEM 01.08.2024-31.12.2024 tarihleri arasında Uyku Kliniğimizde yatışı yapılan 1279 hasta incelendi. Bu hastalardan polisomnografi verileri ile Orta veya ağır OUAS tanısı alan (Apne-Hipopne İndeksi ≥ 15) 563 hasta tespit edildi. Çalışmaya dahil edilmeme kriterleri değerlendirildiğinde 151 hastanın dosya verileri çalışmaya dahil edildi. Olgular apne-dominant ve hipopne-dominant olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastaların klinik, demografik, polisomnografik verileri kaydedildi. İncelenen tüm parametreler iki grup arasında karşılaştırıldı. BULGULAR Çalışmaya 151 hasta dahil edildi; 76'sı apne-dominant, 75'i hipopne-dominanttı. Hipopne-dominant grupta yaş ve VKİ daha yüksekti (sırasıyla p=0,048, p=0,041). Birincil sonlanım olan T90, apne-dominant grupta anlamlı yüksek bulundu (p=0,032). İkincil sonlanımlardan ODI (p 0,05). SONUÇ Apne-dominant fenotipte oksijenasyon bozulumu ve uyku bölünmesi daha belirgindir (T90, ODI ve arousal yüksekliği); hipopne-dominant fenotipte derin uyku (N3) ve uyku latansı farklılaşmaktadır. Bulgular, benzer AHİ düzeyinde dahi alt tiplerin farklı klinik/PSG profilleri sergilediğini göstermektedir. Bu durum, fenotip temelli sınıflandırma ve tedavi stratejilerinin klinik uygulamada daha fazla dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir; İlerideki yeni çalışmalarda cut-off'ların ortaklaştırılması ve fenotip–sonuç ilişkilerinin (solunumsal ve kardiyometabolik) daha sağlam yöntemlerle test edilmesi hastalığın ve alt tiplerinin daha detaylı aydınlatılması açısından yararlı olabilir. ANAHTAR KELİMELER Obstrüktif Uyku Apne Sendromu, apne-dominant, hipopne-dominant, T90