İrritabl barsak sendromu aslında bir inflamatuar süreç midir? Bu hastalarda inflamasyon ile ilişkili markerlar olan iskemik modifiye albumin, IL-6 VE IL-10 düzeyleri ile hastalık etyopatogenezinde ilişki kurulabilir mi?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ ÖZYOL
Danışman: Gözde DERVİŞ HAKİM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İrritabl barsak sendromu tanısı altta yatan organik bir patoloji olmaksızın tekrarlayan karın ağrılarına ek olarak, dışkılama sıklığında değişiklik, dışkı görünümünde değişiklik ve karın ağrısının dışkılama ile ilişkisi sorgulanıp, klinik olarak koyulmaktadır. Prevalansı ülkelere göre değişmekle birlikte dünya üzerinde her beş kişiden birinde görülmektedir. Bu sıklık ve altta yatan olası organik patolojileri dışlamak için yapılması gereken tetkikler düşünüldüğünde ciddi ekonomik yüke sebep olmaktadır. Patofizyolojisi halen net olmayan bu sendromun etiyopatogenezinde, çeşitli çalışmalarda düşük dereceli inflamasyonun varlığı gösterilmiştir. Bizim çalışmamızın amacı İBS diyare dominant tipinin etiyopatogenezinde inflamasyonun rol oynayıp oynamadığını göstermek ve "diyare dominant İBS tanısının ölçtüğümüz markerlar ile öngörebilir miyiz?" sorusuna cevap bulmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza gastroenteroloji polikliniğine başvuran, ishal şikayeti olan, diyabetes mellitus, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, serebrovasküler hastalık, koroner arter hastalığı gibi ek hastalık öyküsü olmayan, 18 yaş üstü, gebelik durumu olmayan ve gönüllü onam formunu imzalamış, kolonoskopisi yapılmış ve normal saptanmış fekal-kalprotektini negatif saptanmış, ROME-IV kriterlerine göre diyare dominant İBS tanısı koyulan 83 hasta dahil edildi. Hastalarda IL-6, IL-10 ve İMA düzeyleri çalışılarak laboratuarımızın belirlediği normal referans değer aralığına göre serum düzeyleri ölçüldü. Bulgular: Çalışmaya alınan 83 diyare dominant İBS hastasının cinsiyet analizinde; kadın ve erkek hasta sayısı eşit olarak saptandı. Yaş ortalaması; 37,01±12,1 (min:18 max:64) bulundu. IL-6 serum düzeyi ortalama 1.96±1.86 pg/ml saptanmış olup normal değerler arasında olduğu görüldü. IL-10 serum düzeyi ortalama 14,85±12,10 pg/ml saptanmış olup normal değerin üstünde saptandı. İMA serum düzeyi ortalama 0,42±0,11 ABSU saptanmış olup normal aralıkta saptandı. Sonuç: İBS- diyare dominant tipinde; inflamatuvar markerlar ile yapılan çalışmalarda değişken sonuçlar saptanmış olup, bu çalışmalar ışığında; bulmuş olduğumuz IL-6 düzeyini bazı çalışmalara göre normal bazı çalışmalara göre yüksek olarak saptadık. IL-10 düzeyini yüksek, İMA düzeyini ise düşük saptadık. IL-6 ve IL-10 düzeylerinin analizi bize İBS- diyare dominant hastalarda; düşük dereceli inflamasyonun var olabileceğini göstermektedir. Ancak bu konuda daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.