Tip 1 diyabetes mellitus vakalarında sistemik immün inflamasyon indeksi ve klinik korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESMA BEKECE
Danışman: Hasan ÖNAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Tip 1 diyabetes mellitus (T1DM) tanısı almış çocuk ve adölesanların sosyodemografik özellikleri, klinik bulguları ve laboratuvar sonuçları ile sistemik immün inflamasyon indeksi (SII) arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve SII'nin hastalık seyri ile komplikasyon gelişme riskini öngörmede biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kesitsel tasarımla yürütülen bu çalışmada, T1DM tanısı olan ve 2020 -2024 yılları arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğine başvuran 724 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastaların dosyalarından ve hastane veritabanından demografik verileri, klinik bulguları ve laboratuvar parametreleri retrospektif olarak incelendi. Enfeksiyon olmayan dönemde alınan tam kan sayımından sistemik immün inflamatuar indeksleri hesaplandı. SII düzeylerinin hastaların klinik, antropometrik ve biyokimyasal parametrelerle Mann–Whitney U (ikili gruplar) ve Kruskal–Wallis (çoklu gruplar) testleri kullanılarak karşılaştırıldı. (SII) düzeyinin DKA, diyabetik nefropati, hastane yatış sayısı gibi farklı klinik sonuçları öngörmedeki performansı, ROC analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 724 hastanın %50'si kız, %50'si erkekti. Ortalama yaş 11,8 ± 3,7 yıl olup medyan yaş 12 (2–18) idi. Ortalama diyabet süresi 4,3 ± 3,2 yıl olarak saptandı. Hastaların %43,5'inde ailede diyabet öyküsü bulunmazken, %17,1'inde Tip 1 DM ve %39,4'ünde Tip 2 DM öyküsü mevcuttu. İlk tanı %57,3 hastada diyabetik ketoasidoz (DKA), %42,7 hastada ise hiperglisemi tablosuyla konulmuştu. Ortalama VKİ değeri 19,37 ± 3,78 kg/m² idi. SII ile diyabet süresi (yıl) (p=<0,001), yaş (yıl) (p=<0,001), vücut kitle indeksi (VKİ) (kg/m²) (p=<0,001), hastane yatış sayısı (p=0,042), glisemik maruziyet skoru (p=<0,001), HbA1c (p=<0,001), günlük insülin dozu (IU/kg/gün) (p=<0,001), trigliserid (mg/dL) (p=<0,001) ve LDL kolesterol (mg/dL) (p=<0,001) arasında pozitif anlamlı korelasyonlar, HDL kolesterol (mg/dL) (p=0,016) ve AST (U/L) (p=<0,001) ise negatif anlamlı korelasyonlar saptanmıştır. Anti-GAD ve anti-insülin antikorları ile SII arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Ancak adacık hücre antikoru negatif hastalarda iii SII anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p = 0.011). SII'nin glisemik kontrol düzeylerini ayırt etmedeki başarısı ROC analizine göre AUC = 0,622 olarak bulunmuştur. Bu, SII'nin iyi ve çok kötü kontrollü hastaları ayırt etmede kısmen başarılı olduğunu göstermektedir. Üç veya daha fazla hastane yatışı olan hastaları ayırt etmede AUC = 0,606 bulunmuş, yani SII'nin sık yatış yapanları öngörmedeki gücü sınırlı kalmıştır. Diyabetik nefropatiyi tahmin etmede AUC yaklaşık 0,54 olup, DKA için AUC = 0,546 olarak hesaplanmıştır ve SII'nin zayıf bir belirteç olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda, SII değerlerinin T1DM tanısı almış ve kötü glisemik kontrolü olan bireylerde yüksek olduğu saptanmıştır. SII ile HbA1c, glisemik maruziyet, vücut kitle indeksi ve lipit profili arasında anlamlı pozitif korelasyonlar gözlenmiştir. Ayrıca SII'nin glisemik kontrol durumu, hastane yatış sayısı, diyabetik ketoasidoz (DKA) ve diyabetik nefropati gibi komplikasyonları öngörmede kısmen başarılı olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, SII'nin T1DM'li bireylerde inflamasyonla ilişkili klinik parametreleri yansıtabilen bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. Ancak, SII'nin tanısal ve prognostik değeri hakkında daha güçlü kanıtlar elde edebilmek için, daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Tip 1 Diyabetes Mellitus, Sistemik immün inflamatuar indeks