Çocuk yoğun bakımda kan kültürü üremesi olan hastaların prognostik nütrisyonel indekslerinin klinik değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BENSU ZADEOĞLU KRAL
Danışman: Elif GÜLER KAZANCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sepsis, dünya genelinde yüksek morbidite ve mortaliteye neden olan, yaşamı tehdit eden bir klinik sendromdur. Prognozu iyileştirebilmek için erken tanı ve doğru risk değerlendirmesi esastır. Bu çalışmanın amacı, serum albümin düzeyi ile lenfosit sayısına dayanan bir belirteç olan Prognostik Nütrisyonel İndeks'in (PNİ), kan kültüründe üreme saptanan pediatrik sepsis ve septik şok olgularında mortalite, morbidite ve organ disfonksiyonunu öngörmedeki klinik etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Şehir Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'nde (ÇYBÜ) Mart 2023 ile Mart 2025 tarihleri arasında sepsis tanısıyla izlenen ve kan kültüründe üreme saptanan 130 hastanın verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Hastalar başvuru anındaki PNİ değerlerine göre PNİ değeri ≤40 olan yüksek risk grubundaki hastalar ile PNİ >40 olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Gruplar; mortalite, septik şok gelişimi, inotrop gereksinimi gibi klinik sonuçlar, demografik verileri, organ disfonksiyonu skorları ile laktat, albümin, laktat dehidrogenaz (LDH), prokalsitonin (PCT) ve C-reaktif protein (CRP) gibi biyokimyasal parametreler açısından karşılaştırılmıştır. PNİ ve diğer biyobelirteçlerin septik şok ve entübasyon ihtiyacını öngörme gücü değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen PNİ ≤40 grubunda septik şok oranı %62,5 olup, bu oran PNİ >40 grubuna göre anlamlı derecede yüksektir (p 40 grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p<0.001). Düşük PNİ değeri, artmış mekanik ventilasyon (MV) ihtiyacı ve inotropik ajan kullanım gereksinimi ile de ilişkili bulunmuştur. PNİ ≤40 grubunda laktat düzeyi (2,35 mmol/L) yüksek saptanmıştır. Karaciğer hasarını yansıtan LDH ve GGT düzeylerinin de PNİ ≤40 grubunda yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca PNİ ≤40 grubunda, dissemine intravasküler koagülasyonu (DIC) gösteren D-dimer ve INR değerleri ile CRP ve PCT düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. PNİ'nin temel bileşeni olan albümin düzeyleri ise PNİ ≤40 grubunda düşük bulunmuştur. Alıcı İşletim Karakteristiği (ROC) analizinde PNİ'nin septik şok (0.956 AUC değeri) ve entübasyon ihtiyacını (0.769 AUC değeri) öngörmede PNİ'nin diğer biyobelirteçlere göre daha üstün bir öngörü gücü olduğu saptanmıştır. Sonuç: PNİ, kolay erişilebilir laboratuvar parametrelerine dayanarak organ disfonksiyonu, septik şok ve mortalite riskini erken dönemde öngörebilmektedir. PNİ ≤40 eşik değerinin kullanılması, kültür pozitif pediatrik sepsis olgularında immün rezervin ve beslenme durumunun kritik düzeyde tükendiğini yansıtmaktadır. Bu bulgular, PNİ'nin çocuk yoğun bakım ünitelerinde erken prognostik karar destek amacıyla kullanılabileceğini göstermektedir.