Anksiyete bozukluğu tanılı ergenlerde bruksizm varlığının ebeveyn tutumu ve uyku alışkanlıkları ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYMA NUR GÖZÜTOK KARADUMAN
Danışman: Gül KARAÇETİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Araştırmamızın amacı, anksiyete bozukluğu tanısı alan ergenlerde bruksizm varlığının, ebeveyn tutumları ve uyku alışkanlıkları ile ilişkisini, anksiyete bozukluğu tanısı alan ve bruksizmi olmayan ergenler ile karşılaştırarak belirlemektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmamıza, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniği'ne başvuran, 12-18 yaşları arasında, anksiyete bozukluğu tanısı alan 62 ergen ardışık olarak alınmıştır. Yapılan değerlendirmede uyku bruksizmi tanısı alan 31 ergen vaka grubunu ve uyku bruksizmi tanısı almayan 31 ergen kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırmaya dahil edilen tüm ergenlerin psikiyatrik değerlendirmesi, "Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli" (K-SADS-PL DSM-5) kullanılarak yapılmıştır. Bruksizm değerlendirmesi uzman diş hekimi tarafından anket ve klinik muayene ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlere Ana Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y) çocuk formu, ergenlerin annelerine de Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) ve Çocuk Uyku Alışkanlıkları Anketi (ÇUAA) öz bildirim şeklinde yapılmıştır. BULGULAR: Araştırmada değerlendirilen vaka ve kontrol grupları arasında yaş ve cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık olmadığı bulundu. Ebeveynlerin doldurdukları PARI alt ölçek puanları, ÇUAA alt ölçek ve toplam puanları ve ergenlerin doldurdukları ABTÖ alt ölçek puanları ve ÇADÖ-Y alt ölçek puanları bakımından vaka ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. ÇUAA arasında anlamlı farklılık olmasa da her iki grubun da ölçek toplam puan ortalamalarının klinik olarak anlamlı düzeyde uyku sorunları ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Uyku bruksizmi olan vaka grubumuzun kontrol grubuna oranla sosyoekonomik düzeyi ve beden kitle indeksi (BKİ) anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Eşlik eden başka bir anksiyete bozukluğu, depresif bozukluklar ve DEHB her iki grupta da en sık eşlik eden bozukluklar olarak bulunmuş, ancak iki grup arasında eşhastalanım açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Ergenlerin kabul ilgi olarak algılamış oldukları ebeveyn tutumu ile ebeveynlerin bildirdiği ev kadınlığını reddetme tutumunun bruksizm riskini azaltmada etkili faktörler olduğu bulunmuştur. SONUÇ: Araştırmamızdaki bulgular, uyku bruksizm tanısı olan ve olmayan olguların ebeveynlerinin tutumlarının benzer olduğunu, uyku alışkanlıkları ve eş hastalanım bakımından gruplar arasında anlamlı fark olmadığını ortaya koymuştur. ÇUAA ölçek toplam puanları ile ifade edilen klinik olarak anlamlı düzeyde uyku sorunlarının ve eş hastalanım oranlarının her iki grupta da yüksek oranda saptanması anksiyete bozukluğu olan bireylerde psikiyatrik eşhastalanım ve uyku problemlerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve tedavi-takip süreçlerinin bu duruma göre planlanması gerektiğine işaret etmektedir. Ergenlerin kabul-ilgi olarak algılamış oldukları ebeveyn tutumunun bruksizm açısından koruyucu özellik göstermesi, bruksizm olan vakalarda ebeveyn tutumlarının değerlendirilmesinin ve bu konuda psikoeğitim verilmesinin önemini ortaya koymaktadır.