Alopesi areatalı hastaların stresli yaşam olayları karşısında stresle baş etme yöntemlerinin ve bilişsel duygu düzenleme mekanizmalarının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERMATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜL ŞEKERLİSOY TATAR

Danışman: İlknur ALTUNAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Deri ve beyin arasındaki ilişki çift yönlüdür. Otoimmün patogenez üzerinde daha çok durulmasına rağmen etyolojisi tam anlaşılmayan Alopesi Areata (AA)nın, stres sıklıkla bahsedilen bir nedeni ve sonucudur. Bu sebeple biz de AA'lı hastaların stresli yaşam olayları karşısında kullandıkları bilişsel duygu düzenleme stratejilerini ve stresle başa çıkma yöntemlerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 88 AA tanılı hasta ve 88 sağlıklı gönüllü dâhil edildi. Örneklemi oluşturan bireyler ile ilgili bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan soysodemografik özellikler formu, Yaşam olayları listesi, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği (BDDÖ), Stresle Başa Çıkma Yolları Ölçeği(SBTÖ) Hastane anksiyete ve depresyon ölçeği (HADÖ), araştırmacı gözetimi altında araştırmaya katılanlar tarafından dolduruldu. Bulgular: Hasta grubun yaşam olayları sayısı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p=0,002). HADÖ puanlarında hasta grubun anksiyete oranı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,023). Grupların depresyon oranlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0,41) ve BDDÖ alt ölçeklerinde iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu. SBTÖ açısından hasta grubunun kontrol grubuna göre iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha çok kullandığı görüldü (P=0,029, P=0,035). Sonuç: Bu çalışmada AA hastaları daha az stres veren yaşam olayı ve daha fazla anksiyete semptomları bildirmiştir. Hasta ve kontol grubu arasında depresyon semptomları açısından anlamlı fark bulunamamıştır. Sağlıklı kontrol ile hasta grubunun BDDÖ sonuçları arasında anlamlı fark bulunmamışken, hastaların SBTÖ'de ''iyimser yaklaşım ''ve ''sosyal destek arama'' yöntemlerini daha fazla kullandıkları görülmüştür. Hastaların daha az yaşam olayı belirtmesi ve stresle başa çıkma tarzı olarak işlevsel yöntemleri daha fazla kullanmasına rağmen anksiyete alt ölçeklerinden sağlıklı gruba göre daha fazla puan almaları hasta grubunun hastalığa bağlı anksiyeteden muzdarip olması ile açıklanabilir. Depresyon alt ölçeğinden alınan puanların iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir faklılık göstermemesi sosyokültürel faktörlere bağlı olabilir. Bu ilişkileri netleştirmek için duygu düzenlemenin tüm basamaklarını içeren ve daha fazla örneklem sayısına sahip çalışmalara ihtiyaç vardır