Kanda gasdermin D düzeyinin COVİD-19 hastalarında klinik gidiş ve mortalite üzerine etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE TÜRKER IŞIK

Danışman: Kübra DEMİR ÖNDER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kanda Gasdermin D Düzeyinin Covid-19 Hastalarında Klinik Gidiş ve Mortalite Üzerine Etkisinin Araştırılması Giriş ve amaç: Koronavirüs ailesinin yeni üyesi SARS-CoV 2'nin neden olduğu COVID-19 enfeksiyonu tüm dünyayı etkisi altına alarak birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. COVID-19'da, grip benzeri bulgulardan, çoklu organ disfonksiyonuna (MODs)(Multiple Organ Dysfunction Syndrome) kadar geniş bir yelpazede klinik bulgular görülebilir(1). Şiddetli COVID-19 kliniği olan hastalardaki patogenez mekanizmaları arasında sitokin fırtınası bulunur(2). Sitokin fırtınasında piroptozisin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Piroptozis bir programlanmış hücre ölümüdür. Çeşitli yolaklarla gasdermin D (GSDMD) proteininin parçalanması, GSDMD'nin hücre membranında gözenek oluşturması ve bu gözeneklerden sitokin ve elektrolit kaybı ile sonuçlanır. Bu durum hücrenin ya hiperinflamatuar duruma geçmesiyle sürekli sitokin salınımına ya da gürültülü bir şekilde ölümüne yol açar. Bu çalışmada GSDMD'nin serum düzeyinin COVID-19 olan hastalarda klinik gidiş ve mortalite üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntemler: Bu çalışma gözlemsel, prospektif, müdahalesiz ve tek merkezli bir araştırma olarak tasarlanmış olup, SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Aralık 2020 ve Ağustos 2021 tarihleri arasında, pandemi yoğun bakımları, servisleri ve polikliniklerine başvuran hastalar çalışmaya dahil edildi. Tüm hastaların serum örneklerinden GSDMD tespiti için human gasdermin D ELISA kiti (FineTest) kullanıldı. Bulgular: Çalışma popülasyonu 165 hastadan oluşmaktaydı. Hastalar, poliklinikte takip edilen (n=23), serviste takip edilen (n=86) ve yoğun bakımda yatan (n=36) ve sağlıklı kontrol grubu (n=20) olarak 4 gruba ayrıldı. GSDMD düzeyleri açısından karşılaştırıldığında tüm gruplar arasında belirgin fark mevcuttu (p<0,001). Mortalite görülen hastalarda, sağ kalanlara göre anlamlı düzeyde GSDMD yüksekliği tespit edildi (p<0,001). ROC analizi ile GSDMD'nin; 1,45 ng/mL ve üzeri değerlerinin, %63,4 duyarlılık ve %69,2 seçicilikle MAS'ı göstermede anlamlı olduğu saptandı (p=0,002). Sonuç: Piroptozisin ana proteini GSDMD, son senelerin parlayan yıldızı olmuştur. Çalışmamızda, GSDMD'nin prognostik bir biyobelirteç olarak COVID-19'da kullanılabileceği gösterilmiştir. Ancak hiperinflamasyon fazında yani semptom başlangıcının ilk 1 haftasından sonra kan düzeylerine bakılmasının anlamlı olacağı tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda COVID-19'a yönelik yeni terapötik hedefler belirlenirken GSDMD inhibisyonunun dikkate alınması gerekebileceği düşünülmüştür. Anahtar sözcükler: COVID-19, Gasdermin D, Makrofaj aktivasyon sendromu, Piroptozis, SARS-CoV 2, Sitokin fırtınası.