Kronik spontan ürtikerde endotelyal disfonksiyon değerlendirmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KEVSER HAYVACI

Danışman: Sema BASAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kronik spontanüriker (KSÜ) tanılı hastalarda endotelyal fonksiyonların değerlendirilmesi ve ürtiker kontrol düzeyinin endotelyal fonksiyon üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Bu çalışma, SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Ekim 2025–Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Laboratuvar parametreleri geriye dönük olarak hastane bilgi sisteminden elde edildi. Nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII) hesaplandı. Endotelyal fonksiyon değerlendirmeleri [akım aracılı dilatasyon (FMD) ölçümü ve karotisintima-media kalınlığı (CIMT) ölçümü] ultrasonografik yöntemlerle gerçekleştirildi. KSÜ hastaları anjiyoödem varlığına ve Ürtiker Kontrol Testi (ÜKT) skorlarına göre gruplandırıldı; ÜKT ≥12 olan hastalar kontrollü, ÜKT <12 olan hastalar kontrolsüz olarak sınıflandırıldı. Bulgular: KSÜ (n=40) ve kontrol grupları (n=29) arasındaCIMT, bazal ve hiperemikfazda brakiyal arter çapları açısından farklılık saptanmazken, FMD değerleri istatistiksel olarak anlamlı farklılığa ulaşmasa da KSÜ grubunda daha düşük saptandı (%7,69; %12, p=0,130). Ürtikeri, kontrollü ve kontrolsüz hastalar arasında vasküler ölçümler açısından anlamlı farklılık izlenmedi. Anjiyoödem varlığına göre yapılan karşılaştırmada, anjiyoödem ile seyreden KSÜ hastalarında VKİ değerleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu [28,23 (26,62–29,36); 24,03 (22,27–28,48) kg/m²; p=0,037]. Hiperemik fazda brakiyal arter çapı anjiyoödem grubunda daha yüksek saptandı ve bu fark istatistiksel anlamlılık sınırındaydı (p=0,050). FMD ve CIMT değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, KSÜ'nün yalnızca deri ile sınırlı bir hastalık olmayıp, vasküler sistem üzerinde de etkileri olabileceğini düşündürmektedir. Her ne kadar FMD ve CIMT ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamış olsa da, KSÜ hastalarında FMD düzeylerinin kontrol grubuna göre daha düşük bulunması, endotelyal disfonksiyonun erken dönemde başlayabileceğine işaret etmektedir. Özellikle anjiyoödem eşlik eden hastalarda hiperemik fazdaki olası vasküler yanıt farklılıkları ve daha yüksek VKİ değerleri, KSÜ'nünfenotipik alt grupları arasında vasküler ve inflamatuar mekanizmaların değişkenlik gösterebileceğini desteklemektedir. Ancak örneklem büyüklüğü gibi sınırlılıklar nedeniyle, sonuçların daha geniş ve uzun dönemli çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Kronik Spontan Ürtiker, EndotelyalDisfonksiyon, Karotisİntima-Media Kalınlığı, Brakial Arter Çapı