Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat reseptör ve alt birimleri düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, RUH VE SİNİR HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASEMİN ÖKTEM
Danışman: İhsan Tuncer OKAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bipolar bozukluk(BB) tekrarlayan mani ve depresyon ataklarıyla karakterize; kronik seyirli, iş gücü kaybına neden olan psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Bu hastalığın etyopatogenezinde glutamat sisteminin ve özellikle iyonotropik NMDA glutamat reseptörlerinin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmamızda; Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod Hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat Reseptör ve alt birimleri düzeyleri ölçülerek sağlıklı kontrol grubu karşılaştırılması ve hastalığın etyopatogenezinde NMDAR alt birimlerinden GluN1, GluN2A, GluN2B, GluN2D'nin rolünün olup olmadığı, NMDAR alt birimlerinin serum seviyeleri ile Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod hastalarının semptomlarının şiddeti arasında ilişki olup olmadığı, bu reseptör alt birimlerinin Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod tanısında kullanılabilecek bir biyobelirteç olup olamayacağının belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvuran, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-5)'e göre Bipolar Bozukluk, manik epizod tanısı konulan ve psikiyatri servisinde yatırılarak takip edilen 30 hasta ve yaş - cinsiyet açısından hasta grubu ile benzer özellikte 28 sağlıklı gönüllü alındı. Bipolar bozukluk manik epizod tanısı ile servisimize yatışı yapılan hastalar ile tedavi öncesinde deneyimli bir psikiyatrist tarafından görüşme yapıldı; Sosyodemografik Veri Formu, Young Mani Değerlendirme ölçeği (YMDÖ), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) uygulandı. DSM-5 Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID – 5 )'e göre yapılan görüşmede bipolar bozukluk manik epizod tanısı konulan, YMDÖ skoru 5 üstü olan hastalar manik epizod da kabul edildi ve kan örnekleri alındı. Klinik olarak semptomları gerileyen, YMDÖ puanı 5'ten düşük olan ve HAM-D puanı 7'den düşük olan hastalar remisyonda kabul edildi ve yatışlarından 3 hafta sonra ikinci defa kan örneği alındı. Sağlıklı gönüllü kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunmadan sosyodemografik veri formu uygulandı. Çalışmaya alınan her iki gruptan bipolar bozukluk tanılı hastalarda manik epizod ve remisyon dönemlerinde birer kez ve sağlıklı kontrol grubunda bir kez kan alınarak plasma N Metil-D-Aspartat Reseptörü (NMDAR) alt üniteleri (GluN1, GluN2A, GluN2B ve GluN2D) seviyelerine bakıldı. Bulgular:Çalışmamıza 58 katılımcı dahil edilmiştir. 58 katılımcının, 30'u (%51,7) hasta ve 28'i (%48,3) kontrol grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılardan hasta grubunun yaş ortalaması 34,1±10,4 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması 32,4±10,1 yıldır. Eğitim sürelerine bakıldığında kontrol grubu eğitim süresi (15,8 yıl) ortalamasının hasta (12,22 yıl) grubu ortalamasından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir (p<0,001). Grupların çalışma durumları karşılaştırıldığında hasta grubunda çalışmayan sayısının (%46,7) kontrol grubunda ise çalışan sayısının (%89,3) yüksek olduğu görülmüştür (p=0,004). Hasta grubunun ortalama 7,8 yıldır hastalık tanısı olduğu, 3,4 manik epizod, 2,1 depresif epizod geçirdiği, 3,0 kez hastaneye yattığı ve hastaların %20,0 'sine Elektrokonvulsif Tedavi (EKT) uygulandığı tespit edildi. Hasta grubunun hem akut alevlenme hemde tedavi sonrası remisyon dönemindeki GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plazma düzeylerinin kontrol grubunun GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plazma düzeylerine göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0,001). Bipolar Bozukluk-Manik Epizod grubunda akut alevlenme ve remisyon dönemi GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D düzeylerinin karşılaştırılması yapıldığında, GRIN1A ve GRIN2A düzeylerinin remisyonda istatistiksel olarak anlamlı azaldığı görüldü. Sonuç: Literatürde bipolar bozukluk manik epizod için NDMAR alt birimlerini periferik kandan değerlendiren sınırlı sayıda çalışma olsa da bizim çalışmamız bipolar bozukluk manik epizod hastalarının hem akut alevlenme hemde aynı hastaların remisyon dönemlerinde GluN1, GluN2A, GluN2B ve GluN2D ölçümlerini periferik kandan değerlendiren ilk çalışmadır ve sonuç olarak bipolar bozukluk manik epizod hastalarında her iki dönemde de ölçümler istatiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır. Bipolar bozuklukta NMDA reseptörlerinin etyopatogenezdeki rolünü araştırmak için ise daha büyük örneklem ile tekrarlanacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteç, GluN1, GluN2A, GluN2B , GluN2D, NMDAR, Bipolar Bozukluk