Tavşanlarda oluşturulan nazal septal perforasyon modelinde hiperbarik oksijen tedavisinin nazal septal mukozadaki yara yeri iyileşmesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERHAT ORAK
Danışman: Şeyda BELLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada çeşitli durumlarda ve yaralarda iyileşme üzerine etkileri literatürde gösterilmiş olan hiperbarik oksijen tedavisinin deneysel olarak tavşanlarda oluşturulan akut nazal septal perforasyonda yara iyileşmesi üzerindeki etkilerinin makroskopik ve histolojik olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 12 adet Yeni Zellanda suşu tavşan doğal olarak izlenen anterior nazal muayeneleri sonrasında altılı iki gruba ayrıldı. Kontrol ve deney grubundaki tüm tavşanlara, anestezi uygulandıktan sonra, tamamen aynı teknikle kolumellanın 5 mm posteriorunda dairesel 3 mm çapında mukoza ve kıkırdağın alındığı tam kat nazal septal perforasyon oluşturuldu. Kontrol grubuna herhangi bir tedavi uygulanmazken deney grubundaki tavşanlara 14 gün boyunca, günde 1 seans (her seans 1,5saat) 2.4ATA'da %100 oksijen ile hiperbarik oksijen tedavisi uygulandı. 15. günde tüm tavşanlara yüksek doz anestezi uygulanarak ötenazi uygulandı. Ötenazi sonrasında cerrahi diseksiyon öncesi tüm tavşanlara anterior rinoskopi yapılıp herhangi bir patoloji olmadığı teyit edildi. Ardından kıkırdak septum kemik bileşkeden, tabandan ve kolumelladan tamamen diseke edilerek bir bütün halinde çıkarıldı. Eksize edilen tüm septal kartilajlar aynı cihazla aynı mesafeden fotoğraflanıp numaralandırıldı. Ölçümlerin yapılmasının ardından alınan biyopsi materyalleri histopatolojik inceleme için laboratuvara gönderildi. Bulgular: Her iki grupta makroskopik boyut, makroskopik kapanma oranı, akut inflamasyon şiddeti, granülasyon dokusu yoğunluğu, fibroblast proliferasyonu, kollajen yoğunluğu, kıkırdak rejenerasyonu, neovaskülarizasyon, perforasyon kenarlarındaki epitelizasyon, kronik iltihap hücresi varlığı ve eozinofil yoğunluğu parametreleri incelendi. Deney grubu ve kontrol grubu arasıdaki karşılaştırmada makroskopik perforasyon kapanma boyutunda (p:0,006; p 0,05), kronik iltihap hücresi varlığında (p: 0,455; p>0,05), neovaskülarizasyonda (p: 0,351; p>0,05) ve kıkırdak rejenerasyon düzeyinde (p:0,24; p>0,05) deney grubunda kontrol grubundan sayısal olarak üstün olmakla birlikte bu parametrelerde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Eozinofil yoğunluğunda (p:1,0; p>0,05) da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir. Sonuç: Çalışmamızdan elde ettiğimiz veriler hiperbarik oksijen tedavisinin akut nazal septal perforasyonlarda yara iyileşmesi üzerine makroskopik ve histolojik olarak olumlu özelliklerini göstermektedir. Hiperbarik oksijen tedavisinin nazal septal perforasyon oluşumunu önleyici ve iyileşme sürecini pozitif yönde etkileyen, kolay uygulanabilir, yan etki ve komplikasyon ihtimalinin düşük olduğu alternatif bir tedavi seçeneği olabileceğini belirtmek isteriz. Anahtar kelimeler: Nazal septal perforasyon, Yara iyileşmesi, Hiperbarik oksijen tedavisi; Tavşan