Atriyal taşikardi kateter ablasyonu planı ile işlem öncesi transözefagial ekokardiyografi yapılan hastalarda sol atriyal trombüs araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALENUR SARIBAŞ
Danışman: Serkan ÇAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Literatürde atriyal taşikardi (AT) ve sol atriyal trombüs ilişkisini doğrudan araştıran bir çalışma bulunmadığı gibi atriyal taşikardi kateter ablasyonu öncesi transözefageal ekokardiyografi (TEE) kullanımı ile ilgili güncel kılavuzlarda bir öneri de bulunmamaktadır. Bu çalışma ile atriyal taşikardi ile sol atriyal (LA) trombüs varlığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmakta olup, atriyal taşikardi hastalarında kateter ablasyonu öncesi TEE kullanımına dair literatüre katkı sağlayacağımızı düşünmekteyiz. Gereç ve Yöntem: Araştırma tek merkezli retrospektif gözlemsel bir araştırma olup 10 Şubat 2019- 10 Şubat 2023 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Kardiyoloji kliniğinde TEE yapılan hastalar taranmıştır. 144 atriyal taşikardi hastasına AT ablasyon öncesi TEE yapıldığı tespit edilmiş olup AF ablasyon öyküsü olan, atriyal flutter ablasyon öyküsü olan, konjenital kalp hastalığı nedenli kardiyak cerrahi öyküsü olan, mitral kapak cerrahisi öyküsü olan ve diğer nedenlerle antiagregan veya antikoagülan ilaç kullanımları olan hastalar çalışmadan dışlanmıştır. 62 hasta, AT hasta grubuna dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak 10 Şubat 2019- 10 Şubat 2023 tarihleri arasında interatriyal septum değerlendirmesi nedeni ile TEE yapılan ve sol atriyum görüntülemesi yapılan aritmisi olmayan hastalar seçilmiştir. İAS değerlendirme amacıyla TEE yapılan 141 hasta saptanmış olup bu hastalardan ikisi AF öyküsü olması nedeni ile ikisi kalp cerrahisi öyküsü olması nedeni ile çalışmadan dışlanmıştır. 137 hasta kontrol grubuna dahil edilmiştir. AT hasta grubu ve kontrol grubu arasındaki biası ortadan kaldırmak için hastalar Propensity-Score Matching (PSM) yöntemi ile cinsiyet, hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı ve kalp yetersizliği gibi klinik özellikler, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ve sol atriyal boyut gibi ekokardiyografik parametreler ve CHA2DS2-VASc skoru gibi kovaryantlar kullanılarak 1:1 randomize edilmiştir. PSM uygulanarak yapılan randomizasyon sonucu AT hasta grubu 49 hastadan, kontrol grubu 49 hastadan oluşmuştur. Bulgular: Her iki gruptaki hastalarda yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diyabet, kalp yetersizliği, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, LA boyutu ve laboratuvar parametreleri (WBC, hemoglobin, platelet, kreatinin, GFR, INR) açısından istatistiksel anlamlı fark yoktur. AT hasta grubunda sol atriyal apendikste %8.2 (n=4) trombüs saptanırken kontrol grubunda trombüs saptanmamıştır. Trombüs varlığı açısından iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.117). TEE sonrası AT hasta grubunda sol atriyumda hastaların %12.2'sinde (n=6) Grade I SEK (spontan ekokardiyografik kontrast), %12.2'sinde (n=6) Grade II SEK saptanırken %75.5'inde (n=37) sol atriyumda SEK izlenmemiştir. Kontrol grubunda sol atriyumda SEK saptanmamıştır. Sol atriyumda SEK varlığı açısından her iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0.001). TEE sonrası AT hasta grubunda sol atriyal apendikste hastaların %8.2'sinde (n=4) Grade I SEK, %12.2'sinde (n=6) Grade II SEK, %4.1'inde (n=2) Grade III SEK saptanırken %75.5'inde (n=37) sol atriyal apendikste SEK izlenmemiştir. Kontrol grubunda sol atriyal apendikste SEK saptanmamıştır. Sol atriyal apendikste SEK varlığı açısından her iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0.003). Sonuç: Araştırmamızda kateter ablasyonu öncesi TEE yapılan AT hastalarında sol atriyum ve sol atriyal apendikte trombüs varlığı açısından kontrol grubu ile istatistiksel anlamlı fark saptanmazken AT hastalarında SEK kontrol grubuna göre daha sık saptanmıştır. Bu durum AT hastalarında sol atriyumda staz oluşabileceği görüşünü desteklemektedir. Her ne kadar çalışma grubunda trombüs saptanan hastalar olsa da bu durumun istatistiksel olarak kontrol grubuna göre anlamlı çıkmamış olması AT hastalarında kateter ablasyonu öncesi TEE gerekliliğini tartışmalı hale getirmiştir. Çalışmanın CHA2DS2-VASc skoru yüksek olan hastaların olduğu daha büyük örneklemlerde yapılmasının AT ile sol atriyal trombüs ilişkisi hakkında daha fazla bilgi verebileceği ve AT kateter ablasyonu öncesi TEE gerekliliğine dair bilgilerimize katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: atriyal taşikardi ablasyon, sol atriyal trombüs, spontan ekokardiyografik kontrast (SEK), transözefageal ekokardiyografi.