Tiroid nodül sitolojisi bethesda kategori ⅲ saptanan olguların takibi ve bu olguların laboratuvar parametrelerinin tiroid malignitesi ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMELMAS ÖZAKINSEL

Danışman: Mustafa KAPLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi(TİİAB) önemi belirsiz atipi olarak adlandırılan grup tanısal olarak, malign veya benign olarak sınıflandırılamayan indetermine kategoriyi temsil etmektedir. Bu çalışmada önemi belirsiz atipi tanılı olgularda malignite riskini tahmin etmekte preoperatif dönemde bakılan laboratuvar parametrelerinin yerini araştırmak hedeflenmiştir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmada 2016-2023 yılları arasında Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları polikliniklerine başvuran ve yapılan biyopsi sonucu önemi belirsiz atipi (Bethesda kategori 3) saptanan tiroid nodülü olgularının retrospektif olarak demografik, klinik, biyokimyasal, radyolojik verileri tarandı. Takipte hastaların bazıları doğrudan tiroidektomi bazıları ise rebiyopsi oldu. Rebiyopsi olan olguların da bazılarına tiroidektomi yapıldı. Biyopsi tekrarı olan olgulara yapılan sitopatolojik incelemelerden sonuncusu en güncel Bethesda skoru olarak kayıt edildi. Hemogram parametreleri, C-reaktif protein (CRP), sT3, sT4, Tiroid Stimulan Hormon (TSH), sT3/sT4 oranı, inflamatuar biyobelirteçlerden nörtofil/lenfosit oranı (NLO), platelet/lenfosit oranı (PLO), sistemik immün inflamasyon indeksi ve ultrasonografik bazı özellikler, ilk aşamada, biyopsi tekrarı olan olgularda güncel son Bethesda skorları arasında karşılaştırıldı. İkinci aşamada ise aynı veri seti tiroidektomi yapılan ve histopatolojik olarak değerlendirilen tüm olgularda benign ve malign sınıflar arasında karşılaştırılarak gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığı araştırıldı. BULGULAR: Araştırmaya 200 hasta dahil edildi. Hastaların takip durumları incelendiğinde %24'ünün ilk TİİAB sonrası tiroidektomi olduğu; %76'sının tekrar biyopsi olduğu görülmüştür. Biyopsi tekrarı olan 152 hastanın ise 46'sinin(%30,2) nihai olarak tiroidektomi olduğu görülmüştür. Biyopsi tekrarı olan olguların histopatolojik olarak incelenenleri arasında, en güncel Bethesda skorları veri alınarak yapılan incelemede Bethesda skor artışıyla malignite arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişki tespit edilmiştir (Ki-Kare Testi, p=0,011). Biyopsi tekrarı olan olguların en güncel Bethesda skorları arasında, nondiagnostik grup çıkarılarak yapılan karşılaştırmada Tiroid Görüntü Raporlama ve Veri Sistemi (TIRADS) skorundaki artış ile Bethesda skor artışı arasında anlamlı ilişki tespit edildi (p=0,009). Bu olgular arasında diğer ultrasonografi (USG) özellikleri ve çalışmamıza dahil edilen inflamatuar parametreler ve sT3/sT4 karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olmadığı görüldü (p>0,05). Olguların 94'ü histopatolojik olarak incelendi ve bu olguların %53,2'sinde malignite saptandı. Çalışmamıza dahil edilen inflamatuar parametreler ve st3s/t4 oranı malign ve benign grup arasında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. (Tüm değişkenler için, Mann-Whitney U Testi, p>0,05). Malign ve benign grup arasında nodül komponenti, nodül boyutu ve TIRADS skor dağılımı karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. (Ki-Kare Testi sırasıyla, p=0,009, p=0,008 ve p=0,003). SONUÇ: Çalışmamıza dahil edilen inflamatuar biyobelirteçlerin ve sT3/sT4 oranın'ın Bethesda kategori 3 olgularında maligniteyi öngörmede yeri olmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, tiroid nodül boyutunun, komponentinin ve nodülün ultrasonografik özelliklerinden oluşturulan TIRADS skor sisteminin malignite riskinin belirlenmesinde kullanışlı araçlar olduğu bulunmuştur. İnflamatuar biyobelirteçlerin bu hasta grubunda kanseri öngörmedeki yeri geniş çaplı araştırmalar ile incelenmelidir.