Kolorektal, meme ve serviks kanseri taramalarına katılan 50-65 yaş arası kadınların sağlık okuryazarlığı düzeyleri ile kaygı ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, EBELİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEVGİ ODABAŞ
Danışman: Emine ERGİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırmanın amacı, kanser taramalarına katılan kadınların sağlık okuryazarlığı düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerle kaygı ile anksiyete arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikteki araştırma, 26 Mart–31 Mayıs 2024 tarihleri arasında Kocaeli Darıca Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) yürütülmüştür. Örneklemi, 50-65 yaş arası taramalara katılan 170 kadın oluşturmuştur. Katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği, Kanser Kaygı Ölçeği ve Geriatrik Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 54,8±3,8 yıl olup, %81,8'i evli ve %94,7'si sosyal güvencelidir. Eğitim düzeyi orta-yüksek olan kadınların %38,8'i üniversite mezunudur. Meme (%78,2) ve serviks (%71,2) kanseri taramalarına katılım oranı yüksek, kolorektal kanser taramasına katılım oranı ise düşüktür (%21,8). Sağlık okuryazarlığı puanı 14,7±3,5; kanser kaygısı 15,2±4,2; geriatrik anksiyete 19,0±11,4 olarak bulunmuştur. Sağlık okuryazarlığı, yüksek eğitim ve gelir düzeyinde artarken yaşla birlikte azalmaktadır. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapanlarda kaygı ve anksiyete düşük, ailede kanser öyküsü ve kronik hastalığı olanlarda ise yüksektir. Kanser kaygısı ile geriatrik anksiyete arasında pozitif ilişki bulunmuştur (r=0,32; p<0,001), ancak sağlık okuryazarlığı ile anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Kadınların sağlık okuryazarlığı düzeylerinin orta düzeyde olduğu, yaş, eğitim ve gelir durumunun bu düzeyi etkilediği belirlenmiştir. Sağlık okuryazarlığı arttıkça sağlık davranışlarının olumlu yönde değiştiği, ancak kanser kaygısı ve anksiyete ile anlamlı ilişki bulunmadığı saptanmıştır. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı ve anksiyeteyi azaltırken, ailede kanser öyküsü ve kronik hastalık varlığı bu düzeyleri artırmaktadır. Bulgular, sağlık okuryazarlığının geliştirilmesinin kaygı yönetimi ve tarama programlarına katılım üzerinde dolaylı etkiler oluşturabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Geriatrik Anksiyete, Kadın Sağlığı, Kanser Kaygısı, Kanser Taramaları, Sağlık Okuryazarlığı