Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda eşlik eden özgül öğrenme bozukluğunun benlik saygısı, aleksitimi ve duygu düzenleme üzerindeki etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZKAN ŞEN

Danışman: İbrahim ADAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat sürecinde bozulma, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize, çoğunlukla çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur. Özgül Öğrenme Bozukluğu (ÖÖB) ise, bireyin takvim yaşına, zekâ düzeyine ve eğitim hayatına rağmen okuma, yazma ya da matematik alanlarında beklenen performansı ortaya konamamasıyla tanımlanan bir nörogelişimsel bozukluktur. Çocuklarda her iki bozukluk yüksek oranda beraber görülmekte; eş tanı varlığında bireylerin yalnızca akademik değil; sosyal ve duygusal işlevsellikleri de fazlasıyla olumsuz olarak etkilenebilmektedir. ÖÖB ve DEHB gibi nörogelişimsel bozukluklar genellikle yürütücü işlevler, akademik performans gibi bilişsel özellikleri açısından araştırılırken, psikososyal değişkenleri genelde ikinci planda kalmıştır. Bu çalışma, ÖÖB tanısı eşlik eden ve etmeyen DEHB tanılı çocuklarda, benlik saygısı, aleksitimi ve duygu düzenleme düzeylerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bahse konu parametrelerin düzeylerinin değerlendirilmesi ve aralarındaki etkileşimin ortaya konması, tedavi yaklaşımlarına ve özel eğitim müfredatına katkı sağlayacaktır. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya bir eğitim ve araştırma hastanesinin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran, klinisyen tarafından DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) tanı kriterlerine göre; DEHB+ÖÖB (n:85) ve yalnızca DEHB (n:85) tanısı alıp en az 3 aydır düzenli metilfenidat tedavisi kullanan; DEHB+ÖÖB'li grup için de en az 1 yıldır özel eğitim alma kriterini karşılayan toplam 170 çocuk dahil edilmiştir. Bu tanılar dışında DSM tanı kriterlerine göre herhangi bir psikiyatrik tanı alan veya herhangi bir kronik genetik, endokrinolojik, nörolojik hastalığı olan veya metilfenidat harici herhangi bir psikiyatrik ilaç kullanan hasta çalışmaya alınmamıştır. Çocuklar ve ailelerinden ayrı ayrı onam alınmıştır. Klinisyen tarafından tanısal değerlendirme yapılabilmesi için çalışmaya katılan çocuklarla,'Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T)' adlı yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, sonrasında sosyodemografik ve klinik veri formu doldurulmuştur. Takiben tüm katılımcıların ebeveynlerine Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği, Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları için DSM-IV'e dayalı Tarama ve Değerlendirme Ölçeği (Turgay), Matematik Okuma Yazma Değerlendirme Ölçeği (MOYA) – Anne Baba formu verilmiştir. Katılımcılara ise; Çocuklar için Aleksitimi Ölçeği, Çocuklar için Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Çocuklar için Duygu Düzenleme Ölçeği Çocuk Formu (ÇDDÖ-ÇF) verilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi IBM SPSS Statistics 28.0 (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) programı kullanılarak gerçekleştirildi. İstatistiksel analizleri yaparken; ki kare testi, t testi, Mann Whitney U testi, çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) ve homojenliği için Box's M testi, varyans homojenliği için Levene testi, tek değişkenli kovaryans analizi (ANCOVA) ve sonrasında Holm düzeltmesi, Pearson ve Spearman korelasyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlılık değeri p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: DEHB ve DEHB+ÖÖB gruplarının sosyodemografik verilerinde ve DEHB semptom şiddetlerini gösteren Turgay ve Conners ölçekleri toplam puanlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Conners ölçeğinin psikosomatik ve öğrenme sorunları alt ölçeğinde DEHB+ÖÖB grubu anlamlı farklılık göstermiştir. Gruplar arasında gelişim basamakları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, bu farkın etki büyüklüğünün konuşma basamağında daha büyük olduğu tespit edilmiştir. DEHB+ÖÖB grubunda benlik saygısı ve duygu düzenleme puanları diğer gruptan daha düşük, aleksitimi ise daha yüksek saptanmıştır. Korelasyon analizinde, her iki grupta da aleksitimi ile benlik saygısı düzeyi arasında güçlü düzeyde negatif korelasyon saptanmıştır. Yalnız DEHB'li grupta aleksitimi ile duygu düzenleme arasında düşük-orta düzey negatif korelasyon saptanmış olup, DEHB+ÖÖB'li grupta aynı parametreler arasında orta düzey negatif korelasyon saptanmıştır. Yalnız DEHB+ÖÖB grubunda olmak üzere benlik saygısı ile duygu düzenleme arasında ise düşük-orta düzeyde korelasyon saptanmıştır. Sonrasında yapılan çok değişkenli kovaryans analizlerinde, ÖÖB tanısının çok değişkenli anlamlı etkisinin olduğu, tek değişkenli kovaryans analizinde aleksitimi ve duygu düzenleme üzerinde etkinin devam ettiği ancak benlik saygısı üzerinde etkinin kaybolduğu görülmüştür. Kovaryans değişikliği sonrası yapılan çok değişkenli kovaryans analizinde, ÖÖB tanısının değişkenler üzerindeki anlamlı etkisinin devam ettiği, sonrasında yapılan tek değişkenli kovaryans analizinde sadece MOYA F1 alt boyutunun benlik saygısı üzerindeki anlamlı etkisinin devam ettiği görülmüştür. Sonuç: Elde ettiğimiz verilerin sonucunda; ÖÖB eş tanısının DEHB'li çocuklarda benlik saygısı, aleksitimi ve duygu düzenleme becerilerini çeşitli düzeylerde etkilediği saptanmıştır. ÖÖB tanısının çocuğu sadece akademik açıdan değil, psikososyal ve duygusal açıdan da etkileyebileceği dikkate alınmalı ve müdahale programları bunları da hesaba katarak güncellenmelidir.