Majör depresif bozukluk tanılı hastalarda ruminasyon ve üstbiliş özelliklerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE MERVE AKÇAY

Danışman: Kamil Nahit ÖZMENLER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Depresyon; toplumda sık görülen, gelişiminde birçok faktörün birlikte rol oynadığı, bireylerin günlük yaşamını olumsuz etkileyen ve işlevselliklerinde ciddi bozulmaya neden olan bir psikiyatrik hastalık tablosudur. Üstbiliş kavramı, kişinin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olması, değerlendirme ve düzenleme yeteneğini ifade etmektedir. Depresif bozukluğun gelişimi ve süreğenliğinde üstbilişsel inançların ve ruminatif düşünmenin etkisinin olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada Majör Depresif Bozukluk tanısı alan hastaların üstbiliş ve ruminasyon özellikleri incelenerek bu özelliklerin hastalık şiddetiyle ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Mevcut çalışma kesitsel taraşıma sahiptir. Çalışmanın örneklemini Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'ne başvuran ve majör depresif bozukluk tanısı alan 18-65 yaş arasındaki 95 hasta ile gönüllü 95 sağlıklı kontrol oluşturmaktadır. Katılımcıların sosyodemografik verileri görüşme esnasında kaydedilmiş, sonrasında katılımcılara Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASÖ-21), Üst Biliş Ölçeği (ÜBÖ-30), Ruminasyonla İlgili Olumlu İnanışlar Ölçeği (RUMI-Olumlu) ve Ruminasyonla İlgili Olumsuz İnanışlar Ölçeği ( RUMI-Olumsuz) uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. Bulgular: Yaş ve cinsiyet dağılımı açısından farklılık gözlenmeyen (p=0.976, p=0.054) hasta grubu ile kontrol grubu kıyaslandığında; hasta grubunda Üst Biliş Ölçeği'nin "Kontrol Edilemezlik-Tehlike, Düşünceleri Kontrol ihtiyacı, Bilişsel Güven ve Bilişsel Farkındalık" alt ölçekleri ile Ruminasyonla İlgili Olumlu İnanışlar ve Ruminasyonla İlgili Olumsuz İnanışlar ölçek puanları yüksek saptandı (p<0.001). Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği'nin depresyon puanları ile Ruminasyonla İlgili Olumlu İnanışlar ve Ruminasyonla İlgili Olumsuz İnanışlar ölçek puanları arasında pozitif yönlü korelasyon saptandı (p=0.002, p<0.001). Ayrıca Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği'nin depresyon puanları ile Üst Biliş Ölçeği'nin "Düşünceleri Kontrol İhtiyacı" ve "Bilişsel Farkındalık" alt ölçek puanları arasında pozitif yönlü korelasyon saptandı (p=0.001, p=0.016). Sonuç: Majör Depresif Bozukluk tanılı hastalarda ruminasyon ve üstbiliş özelliklerinin incelendiği bu çalışmada ruminasyona dair olumlu ve olumsuz inançların hasta bireylerde daha fazla olduğu ve bu inançların depresyon şiddetini artırdığı gözlenmiştir. Ruminasyona dair olumlu ve olumsuz inançların yanında Majör Depresif Bozukluk tanılı bireylerde endişe ile ilgili üstbilişlerin de fazla olduğu, endişeyle ilgili bilişsel farkındalık ve düşüncelerini kontrol ihtiyacının depresyon hastalık şiddetiyle pozitif yönlü ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları toplumda sık gözlenen ve tedavi edilmediğinde oldukça olumsuz sonuçları olan depresyonun etiyolojini anlama ve uygun bireysel tedavi planı sağlayabilme açısından literatüre katkı sağlayacaktır.