Pektus ekskavatum olgularında tedavi sonuçlarının ve memnuniyet düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DENİZHAN KILINÇ
Danışman: Ersin SAPMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde pektus ekskavatum (PE) nedeni ile Nuss barı ile minimal invaziv pektus ekskavatum düzeltme cerrahisi (MIRPE) ameliyatı yapılan ve vacuum bell tedavisi alan hastaların tedavi sonuçlarının retrospektif bir değerlendirmesini gerçekleştirmektir. Ayrıca çalışmanın amacı, görüntüleme yöntemi olarak iki yönlü göğüs radyografisi ile takip ve tedavisinin yapılabilirliğini değerlendirmektir. Bu bağlamda PE tanılı hastalarda cerrahi girişim ve cerrahi girişim yapılmadan verilen tedavinin birbirlerine karşı üstünlüklerini değerlendirirken, hastalık yönetiminde mevcut zorlukları anlamak ve gelecekteki tedavi seçeneklerine yol göstermektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2018 ile Eylül 2024 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde PE nedeni ile vacuum bel tedavisi alan ve Nuss barı (MIRPE) ile opere edilen toplamda 61 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerde hastaların yaş, cinsiyet, deformite tipi, Haller indexi (HI), yatış süresi, komplikasyon, bar tipi, sütur tipi ve sayısı, stabilizatör sayısı, radyolojik özellikleri, toplam tedavi süreleri kaydedilmiştir. Ek olarak hastalardaki memnuniyet düzeyleri ile ilgili veriler kaydedilmiştir. İstatistiksel analizlerde Shapiro-Wilk, Ki-kare, Fisher'ın Kesin Testi ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: PE nedeni ile Nuss bar ameliyatı (MIRPE) ve vacuum bell tedavisi yapılan toplamda 61 hastanın ortalama yaşı 14.9 (min-maks:4-21) izlenmiş olup çoğunluğu erkek hastalardır (n:51) Ortalama HI 3.71 (min-maks:2.02-13.54) olarak bulunmuştur. Nuss bar ameliyatı yapılan hastalarda hastanede ortalama yatış süresi 4,2 gün (min-maks: 2-16), komplikasyon oranı ise %29,3 (n:12) olarak belirlendi. Ameliyat öncesi HI 3,94 (min-maks:2,15-13,54) ve sonrası HI 2,88 (min-maks:1,9-4,05) olarak bulundu ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu tespit edildi. (p<0,001). Aynı şekilde tedavi öncesi derinlik ortalaması 2,8 ve tedavi sonrası derinlik ortalaması 1,47 olarak bulundu ve istatiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi (p<0,001). Anket verilerine bakılarak Nuss bar hasta grubunun yaşam kalitesindeki memnuniyet düzeyi ix "Memnunum" ve "Çok Memnunum" olarak verilen cevapların oranı baz alındığında %82,9 oranında sonuçlanmış olup, estetik açıdan beklentileri karşılama oranı da "Memnunum" ve "Çok Memnunum" olarak %82,9 olarak görülmüştür. Vacuum bell tedavisi verilen hastaların tedavi öncesi HI ortalaması 3,22, tedavi sonrası ortalaması 2,87 olarak bulundu ve istatiksel olarak daha yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Tedavi öncesi toraks duvarını düz tutacak şekilde yapılan metrik ölçümde, sternumun göğüs kafesine olan derinliğinin ölçümü ortalaması 2,06 cm, tedavi sonrası derinlik ölçümü ortalaması 1,58 cm olarak bulundu ve istatiksel olarak daha yüksek olduğu görüldü (p=0,003). İki yönlü akciğer grafisinden hesaplanan tedavi öncesi derinlik ortalaması 1,62 cm ve tedavi sonrası derinlik ortalaması 1,14 cm olarak bulundu ve istatiksel olarak daha yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Anket verilerine bakılarak vacuum bell tedavisi yapılan hastaların yaşam kalitesindeki memnuniyet düzeyi; "Memnunum" ve "Çok Memnunum" olarak baz alındığında %80 oranında sonuçlanmış olup, estetik açıdan beklentileri karşılama oranı da "Memnunum" ve "Çok Memnunum" olarak değerlendirildiğinde %75 olarak görülmüştür. Vacuum bell grubu ile Nuss bar ameliyat grubu tedavi sonrası HI değerleri karşılaştırıldığında anlamlı bir fark saptanmamıştır (vacuum bell grubu ortalaması 2,87, Nuss bar ameliyatı grubu 2,88, p=0,993). Sonuç: Pektus ekskavatumlu hastalarda tedavi öncesi değerlendirme için; literatür altın standart olarak toraks tomografisini belirtilse de iki yönlü akciğer grafisi ile değerlendirme yapılarak maliyet etkin tedavi planlaması yapılabilirliği vurgulanmıştır. Tedavide iki yaklaşımın da birbirine karşı anlamlı üstünlüğü olmadığı gösterilmiştir. Hasta-doktor uyumu ile tedavi planlamasının düzenlenmesi ve uygun olan hastalarda öncelikle maliyet etkin olması ve komplikasyon riskinin az olması açısından vacuum bell tedavisinin göz önünde bulundurulması vurgulanmıştır. Bu çalışma, pektus ekskavatum deformitesi tedavisinin etkinliğine ve hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla en uygun tedavi stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlamaktadır.