Horizontal şaşılık cerrahilerinde katlama ve rezeksiyonun oküler iskemi üzerine etkisinin non-invaziv yöntemlerle incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER ŞAHİN
Danışman: Ayşe Gül ALTINTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, horizontal rektus kaslarına yapılan katlama ve rezeksiyon işlemlerinin oküler iskemi üzerine etkisini dinamik pupillometri, optik kohorens tomografi (OKT) ve ön kamara flaremetre ile karşılaştırılması ve olası ilişkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Gerekçe ve Yöntem: Girişimsel prospektif çift kör şeklinde tasarlanan çalışmaya 75 hastanın 75 gözü dahil edildi. Ameliyat öncesi prizma örtme testiyle kayma açısı, biyomikroskop ile ön segment ve fundus muayeneleri yapıldı. Hastaların hangi cerrahi prosedürü olacağı görme düzeyi, kayma tipi, uzak-yakın kayma açısı, gözlüklü-gözlüksüz kayma açısı, kaymanın alternan olup olmaması gibi özellikler göz önünde alınarak belirlendi. Hastalara uygulanan cerrahi prosedürler kaydedildi. Operasyondan önce, cerrahi sonrası 1. hafta, 1.ay, 3. ay ve 6. ayda hastalara dinamik pupillometri, OKT ve ön kamara flaremetre ölçümleri yapıldı. Bulgular: Ön kamara flaremetre değerleri her iki grupta da preoperatif döneme göre tüm takip süreçlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim saptanmamıştır (p>0,05). Her iki cerrahi grupta da (Katlama ve Rezeksiyon) postoperatif tüm takip süreçlerinde SMK değerlerinin preoperatif bazal seviyelere göre istatistiksel olarak anlamlı bir değişim sergilemediği saptanmıştır. Katlama grubunda 1. haftada izlenen hafif seyirli düşüş ve sonrasındaki yükselme eğilimi, istatistiksel sınırların içinde kalarak bazal değerlerle uyumlu bulunmuştur. • Erken Dönem Pupillometri (1. Hafta): Katlama grubunda preoperatif döneme göre 1. haftada anlamlı bir pupiller daralma (miyozis) (p=0,0003), kasılma latans süresinde kısalma (p=0,006) ve kasılma hızında artış (p=0,001) izlenirken; rezeksiyon grubunda pupilla çapı stabil kalmıştır. • Orta Dönem (3. Ay): Gruplar arası değişim miktarları (Δ) analiz edildiğinde; 3. ayda pupilla kasılma süresi değişim miktarı Katlama grubunda Rezeksiyon grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha kısa (hızlı) bulunmuştur (p=0,030). Bu dönemde rezeksiyon grubunda kasılma süresinde ortalama 28,81 ms uzama görülürken, katlama grubunda 12,88 ms kısalma saptanmıştır. • Uzun Dönem (6. Ay): 6. ay sonunda tüm parametrelerin stabilize olduğu ve gruplar arası farkın kapandığı gözlenmiştir (p>0,05). Sonuç: Her iki cerrahi teknik de maküler ve otonomik güvenlik açısından benzer bulunmuştur. Katlama grubunda erken dönemde izlenen otonomik hiper-reaktivitenin vasküler bir iskemiden ziyade mekanik irritasyona bağlı olduğu düşünülmektedir. 3. ay verileri, katlama yönteminin doku ve damar koruyucu doğası sayesinde otonomik iletim hızını uzun dönemde daha efektif muhafaza ettiğini desteklemektedir.