Benign nedenlerle yapılan laparoskopik histerektomiye ooferektomi eklenmesinin postoperatif dönemde inflamatuar yanıta ve komplikasyonlara etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH MEHMET KAYA
Danışman: Hatice AKKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda laparoskopik histerektomiye ooferektomi eklenmesinin, postoperatif dönemde inflamatuar yanıta ve cerrahi komplikasyonlara etkisini araştırmayı amaçladık. Ooferektomi eklenmesinin periton travması artışına sekonder immün cevaba olası etkisi ve postoperatif komplikasyonlara gerek lokal komşuluklar yada genel sistemik etkiler açısından detaylı değerlendirmesi planlanmaktadır.Gereç ve yöntem: Çalışmaya Ankara Şehir Hastanesi Jinekoloji Kliniğine başvuran 40-70 yaş arası, benign nedenlerle laparoskopik olarak histerektomi esnasında ooferektomi gerçekleştirilen 70 olgu ve histerektomiye ooferektomi eklenmeyen 70 olgu kontrol grubu olarak dahil edildi. Pre operatif ve post operatif sonuçlarına ulaşılabilen, hastane bilgisayarlı otomasyon sisteminde bilgileri mevcut olan, inflamasyonu etkileyen ek hastalığı veya ilaç kullanımı olmayan hastalar dahil edildi.Çalışmamız Eylül 2019 –Eylül 2022 tarihleri arasında jinekoloji kliniğine başvurup opere edilen hastalar üzerinde retrospektif olarak gerçekleşmiştir. Preoperatif kliniğe kabul esnasında ve postoperatif 24. saatinde hastanın venöz kanından alınan tam kan sayımında wbc(white blood cell), hemoglobin, hematocrit, nötrofil-lenfosit oranı(NLR), platelet-lenfosit oranı(PLR), MPV, PCT, PDW, Platelet/MPV ratio, DNI, LUC değerleri bakıldı. Ayrıca postoperatif dönemde gelişen kanama, transfüzyon ihtiyacı, mesane-barsak-üreter hasarı, yoğun bakım ihtiyacı, vajinal kaf hematomu, kaf dehissensi, tekrar hastaneye yatış, postoperatif tedavi gerektiren enfeksiyon, tekrar operasyon ihtiyacı, uzun hastanede kalış(hastanede kalış süreleri) gibi durumlar açısından tüm olguların sonuçları kaydedilerek karşılaştırıldı. Çalışmaya dahil olma kriterleri : a) Hasta grubu için: 40-70 yaş arası hasta Bening endikasyonlar ile laparoskopik opere edilmesi Histerektomi ile birlikte ooferektomi yapılmış olması Bakılacak parametlerin sistemde kayıtlı olması b) Kontrol grubu için: 40-70 yaş arası hasta Bening endikasyonlar ile laparoskopik opere edilmesi Histerektomi le birlikte ooferektomi yapılmamış olması Bakılacak parametlerin sistemde kayıtlı olması Çalışmadan hariç tutulma kriterleri: 40-70 yaş aralığı dışındaki hasta Malign endikasyonlar ile laparoskopik opere edilmesi Aktif enfeksiyonu olması Kortikosteroid kullanımı olması Asetilsalisilik asit kullanımı olması Antikoagülan kullanımı olması İnflamasyonu etkileyen kronik hastalığı olması(Sistemik lupus eritematozus,romatoid artrit,ülseratif kolit vb ) Bulgular: Çalışmamızdaki hasta grupları demografik özellikler bakımından homojen bulunmuştur. Histerektomi ile birlikte ooferektomi yapılan grupta bulunanların %2,9'unda yoğun bakım ihtiyacı görülmüş iken histerektomi ile birlikte ooferektomi yapılmayan grupta ise bu oran %12,9 du ve iki grup arası anlamlı farklılık saptandı.(p=0,028).Ameliyat komplikasyonları incelendiğinde çalışma grubunda bulunanların %4,3'ünde, kontrol grubunda bulunanların ise %12,9'unda vajinal kaf hematomu oranı ile iki grup benzerdir.(p=0,070). Gruplar arasında mesane hasarı (p=0,493), üreter hasarı (p=0,496), barsak hasarı (p=0,496), transfüzyon ihtiyacı (p=0,820), tekrarlı hastaneye yatış (p=0,649) ve uzamış yatış oranları(p=0,595) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Her iki gruptan 1'er olgu postoperatif dönemde yara yeri yüzeyel enfeksiyonu tanısıyla hastaneye yatmıştır. Ooferektomi yapılan grupta 1 olgu ise rutin kontrolde kaf hematomu saptanması üzerine rehospitalize edilmiştir. Hastanede uzamış yatış açısından değerlendirildiğinde mesane hasarı olan 6 olgu, üreter hasarı olan 2 olgu, barsak hasarı olan 2 olgu kaynaklı çalışma grubunda ve kontrol grubunda ise kaf hematomlu hastalar kaynaklı uzamış yatışlar olduğu gözlendi. Histerektomi ile birlikte ooferektomi yapılan grupta preoperatif DNI değeri, kontrol grubunun preop DNI değerinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,006). Çalışma grubu ile kontrol grubu arasında diğer parametreler açısından anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05) Ooferektomisiz grupta bulunanların postop 24. saat MPV değeri, ooferektomi eklenmiş grubun postop 24. saat MPV değerinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,036) Histerektomi ile birlikte ooferektomi yapılan olguların postop 24. saat DNI değeri, kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksekti.(p=0,003). Çalışma grubu ile kontrol grubu arasında diğer parametreler açısından anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05) Mesane hasarı olanların preop (p=0,015) ve postop (p<0,001) DNI değeri mesane hasarı olmayanlarınkinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Üreter hasarı olanların preop (p=0,015) ve postop (p=0,002) DNI değeri üreter hasarı olmayanlarınkinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Barsak hasarı olanların postop DNI değeri barsak hasarı olmayanlarınkinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,021). Tekrarlı yatışı olanların postop NLR değeri tekrarlı yatışı olmayanlarınkinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,038). Uzamış yatışı olanların preop (p=0,02) NLR, preop DNI (p=0,002) ve postop DNI (p<0,001) değeri mesane hasarı olmayanlarınkinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Mesane hasarı varlığına göre preop DNI için 0,1 değeri cut-off olarak alındığında %33,3 sensitivite, %91,6 spesifite saptanmış ve kötü bir belirleyici olduğu görülmüştür. Mesane hasarı varlığına göre postop DNI için 0,35 değeri cut- off olarak alındığında %88,9 sensitivite, %91,6 spesifite ile öngörülebileceği saptandı. Üreter hasarı varlığına göre preop DNI için 0,1 değeri cut-off olarak alındığında %100 sensitivite, %91,3 spesifite saptanmış ve iyi bir belirleyici olduğu görülmüştür. Üreter hasarı varlığına göre postop DNI için 2,9 değeri cut-off olarak alındığında %100 sensitivite, %96,4 spesifite saptanmış ve iyi bir belirleyici olduğu görülmüştür. Barsak hasarı varlığına göre postop DNI için 1,9 değeri cut-off olarak alındığında %100 sensitivite, %93,5 spesifite saptanmış ve iyi bir belirleyici olduğu görülmüştür. Hastaneye tekrarlı yatış durumuna göre postop NLR için 12,21 değeri cut-off olarak alındığında %60 sensitivite, %88,1 spesifite ile saptayabildiği gözlendi. Hastaneye uzamış yatış durumuna göre preop NLR için 2,54 değeri cut-off olarak alındığında %62,5 sensitivite, %69,4 spesifite ile saptama yapabilmiştir. Uzamış yatış varlığına göre preop DNI için 0,1 değeri cut-off olarak alındığında %31,2 sensitivite, %92,7 spesifite saptanmış ve kötü bir belirleyici olduğu görülmüştür. Uzamış yatış varlığına göre postop DNI için 0,35 değeri cut-off olarak alındığında %56,2 sensitivite, %91,9 spesifite saptanmış ve iyi bir belirleyici olduğu görülmüştür. Sonuç: Laparoskopik histerektomiye ooferektomi eklenmesinin postoperatif komplikasyonlar açısından klinik sonuçları benzerdir. Tam kan parametreleri kullanılarak komplikasyon öngörüsünde, postoperatif DNI değerinin komplikasyon tanısında yardımcı bir biyobelirteç olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelime: laparoskopik histerektomi, laparoskopik ooferektomi, operatif komplikasyonlar, delta neutrophil index, MPV