Sarkoidoz tanısı ile en az 5 yıl takip edilen hastalarda nüks oranları ve nüksü etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAGİHAN ORHAN ÖZER

Danışman: Elif Yelda NİKSARLIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Sarkoidoz; etiyolojisi kesin olarak bilinmeyen, otoimmün kökenli, birçok organ ve sistemi tutabilen bir hastalıktır. Spontan remisyonun sık görülmesinden dolayı bütün olgularda tedavi gerekmemesi, tedavi endikasyonlarını tartışmalı hale getirmektedir. Hastaların %60-70'inde spontan remisyon görülür. Kronik ve progresif seyir hastaların %10-30'unda gözlenir. Tedavi ile hastaların büyük çoğunluğu iyileşmekte ya da stabil kalmaktadır. Doz azaltıldığında ya da tedavi kesildiğinde hastaların %16-74'ünde relaps görülmektedir. Çalışmamızda sarkoidoz tanısı alıp en az 5 yıl takibi yapılmış olan hastalar retrospektif olarak tarandı. Takibi olan hastaların nüks oranları ve nüks durumuna etki eden faktörlerin araştırılması planlandı. Materyal ve Metod: 2000-2014 yılları arasında hastanemize başvuran ve sarkoidoz tanısı alan hastaları inceledik. Demografik bilgiler, klinik özellikler, laboratuvar sonuçları, akciğer grafileri, solunum fonksiyon testleri, tedavi bilgileri, nüks oranları ve nükse etki eden faktörler araştırıldı. Bulgular: Sarkoidoz tanı girişi olan 3074 hasta incelendi. Kesin tanısı veya 5 yıllık takibi olmayan, tetkikleri sonucu sarkoidoz dışında tanı alan hastalar çalışma dışı bırakıldı ve 967 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %76,9'u kadındı. Yaş ortalaması 46,5 ± 11,7 saptandı. Hastalar %60,7(n:478) öksürük, %57,4(n:449) dispne, %32,8(n:257) göğüs ağrısı şikayeti ile başvurmuştu. Solunum fonksiyon testlerinde FEV1%: 87,4±20,1, FVC%: 89,6±19,0,FEV1/FVC: 79,8±8,1 olarak saptanmıştır.Karbonmonoksit difüzyon testlerinde %4,7'si (18) ağır, %14,4'ü (55) orta, %40,8'i (156) hafif, %40,1'i (153) normal olarak saptanmıştır.Çalışma grubumuzun %0,7'si (n:7) evre 0,%42,5'i (n:401) evre 1, %55,0'i (n:519) evre 2,%1,3'ü (n:12) evre 3, %0,4'ü (n:4) evre 4 hastalardan oluşmuştur.Tanı alan hastaların %24,8'i(n:240) tedavi almış,%74,9'u (n:717) tedavi almamıştır. Tedavi alanların %96,6'sının (n:229) oral kortikosteroid kullandığı saptanmıştır. Hastaların %16,6'sında (n:161) nüks görülmüş, %83,4'ünde (n:806)nüks görülmemiştir. Tedavi alan hastaların %33,3'ünde (n:80) nüks görülürken, tedavi almayan hastaların %10,3'ünde (n:74) nüks görülmüştür. Evre 2-3-4 olan hastaların nüks olma olasılıklarının evre 0-1 olanların nüks olma olasılığına göre 2,7 kat fazla olduğu saptanmıştır (p:0,041). DLCO değeri 80 ve altında olanların nüks olma olasılıklarının 80'in üstünde olanların nüks olma olasılığına göre 2,8 kat fazla olduğu saptanmıştır (p:0,017). Yirmi dört saatlik idrarda bakılan kalsiyum değeri 300 mg/dl ve üzerinde olanların nüks olma olasılıklarının 300mg/dl'den düşük olanların nüks olma olasılığına göre 2,04 kat fazla olduğu saptanmıştır (p:0,046) Sonuçlar: Hastalığın ileri evrede olması ve karbonmonoksit difüzyon testinin düşük olması yayınlarla uyumlu olarak nüks ile ilişkili saptandı. Çalışmamızda hiperkalsiüri'nin de nüks ile anlamlı ilişkisi saptandı. ANAHTAR KELİMELER: Pulmoner sarkoidoz, Nüks, Risk faktörleri.