Polikistik over sendromu (PKOS) olan hastalarda antiandrojen olarak kullanılan spironolakton tedavisinin kemik yapım ve yıkım belirteçleri üzerine etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞENEL ŞAHİN
Danışman: Işılay KALAN SARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, antiandrojen olarak kullanılan spironolakton tedavisinin, polikistik over sendromu (PKOS) olan hastalarda kemik yapım ve yıkım belirteçleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak tasarlanan bu çalışma, 1 Mayıs 2023 ile 1 Kasım 2024 tarihleri arasında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışma için etik kurul onayı alınmış olup (Protokol Kodu: 2023-148), tüm katılımcılardan yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Araştırmaya, 18-35 yaş arası, PKOS tanısı almış ve hirsutizm nedeniyle spironolakton tedavisi planlanan kadın hastalar dahil edilmiştir. Çalışma grubu oral kontraseptif (OKS) kullanımı kontrendike olan, OKS kullanmak istemeyen veya menstrüel siklusu düzenli olduğu için OKS tercih etmeyen hastalar arasından seçilmiştir. Hipertansiyon, kalp yetmezliği, malignite, hipertiroidi, primer hiperaldosteronizm, cushing sendromu, romatolojik hastalıklar, böbrek hastalığı gibi kemik metabolizmasını etkileyen hastalıkları olanlar ya da osteoporoz riskini artıran ilaç kullananlar çalışma dışı bırakılmıştır. Tedavi protokolünde, ilk ay 50 mg/gün, takip eden aylarda 100 mg/gün dozunda spironolakton uygulanmıştır. Hastaların Ferriman-Gallwey (FG) skoru, kilo, kan basıncı değerleri, hormon testleri ve kemik metabolizması ile ilgili olan kalsiyum, parathormon, D vitamini düzeyleri ve kemik yapım ve yıkım belirteçlerinden PINP (Prokollajen Tip 1 N-terminal Propeptit) ve CTX (Tip 1 Kollajen C-terminal Telopeptid) düzeyleri tedavi öncesinde ve tedaviden 3 ay sonra değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 31 hasta dahil edilmiş, ancak 7 hasta şehir dışına taşınma veya gebelik planlama gibi nedenlerle tedaviyi tamamlayamamış, 4 hasta ise hipotansiyon gelişmesi nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Sonuç olarak, 20 hasta ile çalışma tamamlanmıştır. Tedavi sonrası FG skorunda anlamlı bir düşüş saptanmıştır (p 0,05). Sonuç: PKOS hastalarında, spironolakton tedavisi, 3 aylık tedavide hirsutizm belirtilerini azaltırken, serbest testosteron seviyelerinde anlamlı düşüş sağlamıştır. Kemik yapım ve yıkım belirteçleri üzerinde 3 aylık tedavide anlamlı bir etki göstermemiştir. Spironolakton tedavisinin kemik üzerine etkisini ortaya koyabilmek için daha uzun süreli ve daha fazla hasta içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.