İnmemiş testis: Türkiye'de bir üçüncü basamak hastanenin çeyrek yüzyıllık klinik deneyimleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERTAÇ AKMAN
Danışman: Ayşe KARAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnmemiş testis, yenidoğan erkek çocuklarda en sık görülen anomalidir ve çocuğun ileride çocuk sahibi olamama ihtimalinden başlayarak testis malignansisine kadar uzanan geniş bir risk yelpazesine sahiptir. İnmemiş testis takip ve tedavisindeki yaklaşımlar halen tartışmalıdır. Bu çalışmada kliniğimizde geçmişten günümüze inmemiş testis tanısı almış olgulara yaklaşımımız, uygulanan tedavi yöntemleri ve sonuçlarımızın değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 1993 – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde tanı alan, takip ve tedavisi yapılan inmemiş testisli hastalar değerlendirildi. Olgulara ait tüm bilgiler hastane bilgi işlem sistemindeki hasta dosyaları ve bölüm arşiv kayıtlarından derlenerek bilgisayar ortamına alındı. Hastaların başvuru yaşları, doğum zamanları, inmemiş testisin tarafı, palpabl olup olmadığı, muayene-ultrasonografi bulguları, takipte testisin spontan inip inmediği, ek anomalileri, ameliyat bulguları, postoperatif takipler ve komplikasyonlar değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 3406 hasta dahil edildi. Hastaların sadece %25'i bir yaşından önce (ortanca 3 yaş) hastanemize başvurmuştu, bu hastaların %9,8'inin takipte testisi spontan olarak skrotuma indi. Bunların %52'si hayatın ilk 6 ayında, %48'i ise 6 ay-1 yıl arasında slkrotuma indi. Testisin spontan skrotuma inişi, prematürelerde (%20), bilateral inmemiş testiste (%14,3) ve distal yerleşimli testislerde (%31,6) daha yüksek oranda bulundu. Hastaların %44,5'inde sağ, %34,2'sinde sol ve %21,3'ünde bilateral inmemiş testis tespit edildi. İnmemiş testislerin %84,8'i palpabl olup, en sık inguinal kanalda yerleşimliydi (%58,5). İnmemiş testis tanısında fizik muayene (%88) ve ultrasonun (%89,2) tanısal duyarlılığı benzer bulundu. Hastaların %35'inde eşlik eden sistem ya da organ anomalisi saptandı. En sık endokrin, nörolojik ve inguinal bölge hastalıkları saptandı. İnmemiş testis torsiyonu %0,6 oranında saptandı, bu testislerin sadece %7,1'i kurtarılabildi. Ameliyat olan hastaların %96'sında inguinal eksplorasyon, %4'ünde laparoskopik eksplorasyon uygulandı. İnmemiş testislerde testis ve eklerine ait anomaliler, karın içi-iç halka bölgesinde yerleşimli testislerde daha sık saptandı. Ameliyat sonrası %4,3 nüks inmemiş testis, %3,9 kanama, yara yerinde enfeksiyon ve %1 testis atrofisi gelişti. İnmemiş testislerin %93,4'ü başarıyla skrotuma indirilebildi. Testis tümörü %0,07 oranında tespit edildi. Sonuç: İnmemiş testis tanısında en duyarlı yöntem dikkatli bir fizik muayene yapılmasıdır. İnguinoskrotal muayenenin tüm çocuk hastalarda mutlaka yapılması gereklidir. Bu sayede inmemiş testisli hastalara daha erken tanı koyulması mümkün olacaktır. İnmemiş testisin bir yaşına kadar kendiliğinden skrotuma inme ihtimali vardır, bu dönemde inmemiş testis torsiyonu açısından ailelerin bilgilendirilmesi önemlidir. Testisin yüksek ısıdan etkilenip zedelenmesini önlemek için hastaların 1 yaşında ameliyat edilmeleri önemlidir. Preoperatif muayene sırasındaki saptanan testis lokalizasyonu ile ameliyat anındaki testis yerleşiminin farklı çıkabileceği akılda tutulmalı, hastalar ameliyat öncesi anestezi altında tekrar muayene edilmelidir. Orşiyopeksi sonrası nüks inmemiş testis, testis atrofisi ve testis tümörü gelişme ihtimali nedeniyle hastaların uzun dönem takipleri yapılmalıdır.